Bu dünya zıtlıklar âlemiydi bir bakıma.Ekşi ile tatlının birbirinin içine saklanabilmesi gibi,her akıllı insanın içinde bir delilik kalıntısı vardı ve her deliliğin derinliklerinde de bir aklıselim tohum ışılıyordu.
Medeniyetin bir anda toptan silinip gitmesi ihtimali ürkütücüydü,doğru.Ama çok daha ürkütücü olan bir şey vardı:tek tek bizim kendi bireysel ölümlerimizin dünyanın üzerinde zerre kadar etkisi olmadığını ve hayatın bizle ya da bizsiz ertesi sabah devam edeceğini kavramak.En korkutucu olan bu değil miydi?