İradeyi başkasına devretmek, insanın kendi boynuna geçirdiği ilmeği başkasının eline vermesidir. Bizler, kendi ellerimizle yarattığımız bu sahte seçilmişlerin tahtlarını sağlamlaştırmak için birbirimizin boğazına sarılırken; meclis adı verilen o korunaklı kale, halkın değil, kitlelerin cehaletiyle beslenenlerin kendi soylarını garanti altına aldığı bir zırha dönüşmüştür. Onlar çıkardıkları yasalarla sadece bugünü değil, henüz doğmamış çocukların geleceğini bile ipotek altına alıp kendilerine sınır ötesi kaçış rotaları hazırlarken, geride kalanlara sadece birbirleriyle dövüşecekleri boş bir nefret ve yoksulluk bırakırlar. Hakikat şudur ki; efendiler arasında savaş olmaz, onlar sadece köleleri birbirine kırdırarak masadaki paylarını büyütürler. Bu düzen senin sesinden değil, senin sahte kavgalarından ve celladına duyduğun o körü körüne rızadan hayat bulur.