📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Tanrı’nın bize bir mesajı olsa, hepimiz için çok önemli tek bir mesaj gönderse ve bu tek bir satır olsa, sizce bu ne olurdu?”
-"Bunu dört kelimeye sığdırabilirim.
-Hepiniz beni yanlış anladınız!" Conversations With God
Tanrıyla Sohbet
Bir zamanlar tanrıların insanlardan hayvan veya insan kurban etmelerini istediklerine; insanların içlerine şeytan girdiği için tuhaf davranışlar sergilediklerine; Yahudilerin vebaya yol açtıklarına, kuyuları zehirlediklerine; Afrikalı siyahların köle olmak için yaratıldıklarına, bazı ırkların diğerlerinden üstün olduklarına; kadınların erkekler tarafından yönetilmek ya da tahakküm altına alınmak istediklerine; hayvanların makineler gibi olup acı hissetmediklerine; hükümdarların tanrıdan aldıkları hakla insanları yönettiklerine ve günümüzde, bilimsel bir eğitim almış, aklı başında hiçbir insanın kabul etmeyeceği, hatta ciddiye alınacak, elle tutulur bir fikir olarak dahi sunamayacağı başka birçok şeye -hataya düşülerek- inanılıyordu ve bu inançlar makul karşılanıyordu. Aydınlanma Çağı filozofu Voltaire meseleyi şu sözleriyle gayet özlü biçimde ifade etmişti: "Sizi saçmalıklara inandıranlar, size her türlü zulmü yaptırabilirler."
Daha ahlaklı bir dünyaya giden yollardan biri, insanların saçmalıklara inanmayı bırakmalarını sağlamaktan geçiyor. Bilim ile akıl bunun için biçilmiş kaftandır. Bilimin kullandığı yöntemin bir dengi yoktur; hatta ahlaki meseleler dahil, dünyada işlerin nasıl yürüdüğünü anlamanın yegane yolu bu yöntemi kullanmaktan geçer. Bu yüzden ahlak küresinin en iyi şekilde hangi koşullar da genişletilebileceğini belirlemek amacıyla bilimden yararlanmak başlıbaşına ahlaklı bir eylem olacaktır. Michael Shermer