Öyle doğaldı ki bakışları, doğduğum küçük kenti, ıssız denizimi anımsadım. Sanki güneşli bir serinlikte inmişim kıyısına, ters çevrilmiş mavnalardan sırtımı dayamış, kaybolup gitmiştim mavisinde. “Bu nasıl renk?” diye sormayın. Tanımlayamam, istesem bile yapamam bunu. Tondan tona değişen, biteviye koyulaşan, açılan bir mavilik anlatılabilir mi? Belki resmi yapılabilir, onu da ben beceremem.