Aslı Filizci

Aslı Filizci

, bir kitap okudu
4/10
·56 syf.··
2020 104. kitabı
Gustave Flaubert
6.6/10 · 3.510 okunma
Reklam
4/10
·72 syf.··
2020 103. kitabı
Herkese merhaba. Bugün sizlere 70 sayfa olmasına rağmen bende her sayfasında değişik hisler bırakan bir kitap yorumlayacağım. Daniel Kehlmann- Gitmeliydin. Kışın dondurucu soğuğunda çocukları ile birlikte internet üzerinden kiraladıkları bir dağ evine tatile giden ailenin yaşadıklarını anlatıyor. Tatillerin amacı; biraz kafa dinlemek, biraz da yıpranmış ilişkilerini kurtarmak. Ama adam eve girdiği andan beri iletişimi minimumda tutarak kavga etmeyeceklerini düşünerek iş ile ilgilenir gözükmeye çalışıyor ve uzak duruyor. Karısının üniversite mezunu olması ve kendisinin olmamasından dolayı içerisinde yaşadığı eziklik psikolojisi ile her konuşmaları tartışma ile bitiyor. Bu sırada eve geldikleri akşamdan itibaren gerek kabusları gerekse ev içerisinde olan olağanüstü olaylardan dolayı gerginlik daha da artıyor. Evin tüm parasını ödemelerine rağmen erkenden ayrılmaya karar vermeleri üzerine toparlanırken, Susanna’nın telefonuna gelen mesaj her şeyi daha karmaşık hale getiriyor. Ve Susanna; kızını ve kocasını bırakıp arabayı da alıp gidiyor. Ve artık geriye kalanlar için evden ayrılmak o kadar kolay olmayacaktır. Gerçekten de ilk kabusu gördükleri zaman hemen gitmeliydiler. Kitabın ilk başlarında çiftin iletişimlerinin her ucu dikenlerle çevrili mayınlı arazi içerisinde konuşmaya çalışmaları bana çok Marriage Story filmini hatırlattı. Ama konu sonra bambaşka ilerlerdi tabi. Yazımı için akıcı diyemem, baya bir zorlayıcı ve kafa karıştırıcıydı. Aralarda adamın işle uğraşıyorum diye yazdığı senaryolardan parçalar da vardı. Tavsiye eder misin diye sorarsanız, ben ne okudum şimdi diye kendi kendinize sormak isterseniz; tavsiyemdir.
GitmeliydinDaniel Kehlmann · Can Yayınları · 2019558 okunma
8/10
·334 syf.··
2020 100. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 14:30
Herkese merhaba. Bugün sizlere ilk kitabını şubat ayında okuduğum Genç Elitler serisinin tamamlanmış yorumunu yapacağım. Kısaca konuya değinecek olursam;   Yıllar önce kanlı humma denilen salgın hastalık yaşanıyor. Yetişkinler ve bazı çocuklar ölüyor. Ama sağ kalan çocukların bazıları özel güçler kazanıyor. Bu sağ kalanlar salgın atlattıklarını gösteren saç renklerinin bir gece de değişmesi, gözlerin imkansız renkler alması gibi işaretleri oluyor. Bu şekilde işaretlilere ‘malfetto’ deniyor. Bu özel yetenekleri olan malfettolara Genç Elitler diyorlar. Adelina kanlı hummadan sağ kalırken tek gözünü kaybetmiş, ve babası tarafından devamlı dövülmüş, bütün sevgiyi kardeşinin görmesini izlemiş ve bu sürede kinlenmiş bir malfetto. İlk kitap öyle bir yerde bitmişti ki; hiç tazelememe gerek duymadan kaldığım yerden devam ettim. Adelina’nın Genç Elitlerden kovulması ve hain ilan edilmesi üzerine kardeşi Violetta ile kendi malfettolarını toplayıp, tahtı savaşarak almaya karar verirler. Ve elit bulma serüvenine çıkarlar. Ama illüzyonlarının kontrolden çıkması ve her seferinde öfkesinde ipin ucunun daha da kaçmasından dolayı Adelina artık hem kendisine hem de çevresine zarar vermeye başlar. Artık bir yandan taht için savaşırken, bir yandan da özellikle kardeşinin ki dahil malfettoların hayatı için de savaşmaya başlaması gerekiyordur. Çünkü dünyanın dengeleri şaşmış, Ölüler Diyarının kapıları açılmıştır.   Kitabın da malesef ana karakteri Adelina. Kendisi tam bir ‘küçük dağları ben yarattımcı.’ Tüm kitap boyunca onun kibrini, büyük burunluğunu ve kendini bir şey sanmasını okudum ve sayfa sayfa giderek artan bir şekilde nefret ettim. Ve bu nefreti de bu kadar kuvvetli hissettirebilmek yazar için başarı. Bence amacına ulaşmış.   Adelina dışında konu gerçekten güzel ve alışılmış
Gece YıldızıMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20172,240 okunma