İnsan kendine sormadan edemiyor; neden peygamberler hep dağlara yürür? Neden vahiyler ovalara değil de zirvelere iner?
Tur'a, Nur'a ya da Cudi'ye tırmanmadan, aşağıdaki şehirlerin anahtarı verilmez insana.
Dağ, sadece "yükselmenin" değil, "yücelmenin" de mekânıdır. İnsan yukarı çıktıkça sırtındaki dünya yükünü aşağıda bırakır. Şehrin kalabalığında kabaran, caka satan o nefis, bu yalçın kayalar arasında kime böbürlenecek? Burada maske yoktur, sahtekârlık sökmez. Dağlar, insanın acizliğini yüzüne çarpar ve o acizlikte, Rabbine olan ihtiyacını hatırlatır.