"Hoşsunuz ama boşsunuz," (:D) diye devam etti Küçük Prens. "Sizin için kimse ölmeyi göze almaz. Elbette yoldan geçen biri rahatlıkla gülümü size benzetebilir. Ama o kendi başına, sizin hepinizin toplamından daha değerli. Cünkü ben ona su verdim. Çünkü ben onu fanusun altına koyup korudum. Çünkü ben paravanla onu kolladım. Çünkü ben onun için tırtılları öldürdüm. (Kelebek olmaları için bıraktığım iki, üç tanesi hariç.) Ben onun şikâyet edisini, böbürlenişini ve hatta zaman zaman susmasını dinledim. Çünkü benim gülüm o."
Ama senin altın rengi saçların olduğu için, altın rengi buğdayların benim için de bir anlamı olur eğer beni evcilleştirirsen. Altın rengi buğdayları her görüşümde seni hatırlarım. Dahası rüzgârın buğdayların arasında çıkardığı sesi de severim.'