·
Okunma
·
Beğeni
·
138.892
Gösterim
Adı:
Le Petit Prince
Baskı tarihi:
21 Mart 2016
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059681117
Orijinal adı:
Le Petit Prince
Dil:
French
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Le premier soir, je me suis donc endormi sur le sable à mille milles de toute terre habitée. J’étais bien plus isolé qu’un naufragé sur un radeau au milieu de l’océan. Alors, vous imaginez ma surprise, au lever du jour, quand une drôle de petite voix m’a réveillé. Elle disait: “S’il vous plaît... dessine-moi un mouton!” J’ai bien regardé. Et j’ai vu ce petit bonhomme tout à fait extraordinaire qui me considérait gravement..
Küçüklerin büyük dünyası, büyüklerin küçük dünyası. Aslında küçük ve büyük gibi sıfatlar kullanınca bile bir sayı kısıtlaması içine girmek durumunda kalıyoruz. Bu kitabı kendi hayatıma göre küçük hissettiğim bir zamanımda okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

Kitapta küçüklerin hayal dünyasının genişliğiyle büyüklerin akıllarının salt sayısal ve statik çalışmasının savaşı var. İçinde büyüklere dair öyle güzel göndermeler ve sosyolojik eleştiriler var ki, bunların içinde büyüklerin, insanları giyim tarzlarına göre yargılamalarından her konuda olan kısıtlayıcılıklarına, her konuya dar açıdan bakıp monoton bir şekilde hayatı ele almalarına kadar bir çok eleştiri mevcut.

Aslında yaşımız ne kadar artıyorsa bize gülen yıldızları da o kadar az hatırlıyoruz, dünyevi sorunlarımızı daha da büyütüyoruz, salt sayısal akıla daha da çok yaklaşıyoruz. Ne kadar bazı şeylerde sayıca artıyorsak, ruhumuz o kadar küçülüyor. Bu dünyada gözümüzün alabildiğine ne kadar gitmeyi düşünüyorsak büyükler bizim gözümüzde o kadar büyük olmaya çabalıyor. Çünkü onların kararlarını büyütüyoruz. Onları ne kadar büyütürsek hayal gücümüzden harcıyoruz. Neyse ki, Küçük Prens'in dediği gibi bu yaşımda yüz bin liralık bir ev gördüm deyip "Aman ne güzel ev!" demiyorum büyükler gibi. Ben de pencerelerindeki saksıları, içinde yaşayacağı insanları ve psikolojileri, çatısındaki kumruları düşünerek o evleri tasarlayıp güzelliği bu değerleriyle düşünmeye çalışıyorum çünkü.

Sayılar üzerinden işleyen dünyamızda o kadar fazla ve o kadar gereksiz şeylerle uğraşıyoruz ki, en değerli olan şeyleri unutuyoruz bazen. Küçük Prens'in anlatmış olduğu her gezegene her gün uğruyoruz. Aynı gün içerisinde krallaşmaya çalışan insanı dinliyoruz, kendini beğenmişin biriyle konuşuyoruz ve o bizi hayranı sanıyor, alkolik ve bağımlı insanlarla konuşuyoruz, işinden ve sayılardan başka bir görmeyen insanlarla konuşuyoruz, bakış açısını geniş tutamayan, düşünemeyen ve sorgulamayan insanlarla konuşuyoruz. Fakat üzerinde yaşadığımız gezegen öyle bir gezegen ki, kendilerinin büyük yer kapladığını sanan insanlarla dolup taşan bir gezegen. Sayılara bayılanlar ve her gününü düşünmek uğruna değil de sayılara, işine ayıranlarla dolu. Bu dünya Küçük Prens'in de dediği gibi o kadar kuru, o kadar sivri, o kadar sert ve acımasız ki evrendeki küçüklüğüne rağmen kendisini en büyük gezegenmişçesine tanıtıyor! Ama bilmiyor ki o noktanın noktasının noktası bile değil. Hal böyle olunca, içinde yaşayan insanların büyüklenmeleri bile ne kadar önemsizmiş dedirtiyor insana.

Ben de bir gün Küçük Prens'in tanımlamasıyla büyük olacağım. Hatta büyük olduğumda da bu kitabı zevkle okuyacağım ve kendimin ne kadar monoton olduğunu göreceğim. Ama artık bir yıldızın bile yaratılışının muazzam bir olay olduğunu biliyorsam, bütün yıldızların da böyle olduğunu bilerek bakacağım yıldızlara. Aslında önemli olan gözümüzle baktığımız şeylere bir de yüreğimizle bakabilmeyi öğrenmek. Mantığımızla algıladığımız şeylere duygumuzu katabilmeyi başarmak. Aşçıysak yemeğimize sevgi katabilmek, ressamsak resmimize renk katabilmek... Unutmayalım ki, bir yerde bir kuyunun saklı oluşudur çöle güzellik veren. Onun için umudunu kaybetme, hala bir yerlerde çölde açan bir çiçeğimiz olabilir. Zira, köklerimizin olmadığı bu dünyada çölde bile açabilen bir çiçeğin olduğunu düşünürsek hiçbir şey imkansız değil.
Öncelikle bir itirafla başlayayım içimden geçenleri yazmaya. Bu kitabı da tıpkı Simyacı gibi epey ertelemiştim. Hani büyüdüm ya, kitap bana çocuk kalır falan diye. Ama yok, ben kitaba küçük kaldım!

Elimdeki kitap piyasada bulunan yüz küsür sayfaya indirilmiş haliydi. Açıkçası tamamını okumak için (kısaltılmamış, bin sayfa civarı olan orjinali) can atıyorum.

Kitap ve yazarla ilgili sanal alemde çok bilgi bulunmakta. Yazarın uçağının düşürülmesi ve düşüren Alman plotun bilseydim o uçağı düşürmezdim demesi, kitaptaki bir çok detayın yazarın hayatıyla ilgili olması, Fransız Frangı'nın üzerinde yazarının ve içindeki resimlerden bazılarının bulunması kitabın hak ettiği değerle ilgili sizlere ipuçları veriyordur. Yazımın çok uzun olmaması için onlara daha fazla girmeyeceğim. İnternetteki kaynaklardan araştırmanızı tavsiye ederim.

Bu kitap bana bir kez daha şunu hatırlatmış bulunmakta; çocuklar ve çocuksu düşünce çok daha saf, çok daha 'insancıl'. Biz büyüdükçe ne kadar kirleniyoruz böyle. Kitapta geçen 'Şu büyükler çok tuhaf.' cümlesi gerçekten o kadar doğru ki. Öğreteceğiz diye böbürleniyoruz ya, oysa bizim çocuklardan öğreneceğimiz çok şey var.

Çok beğendiğimi de şuraya iliştireyim. Ve susmak için çok iyi bir zaman. Çünkü bu kitapla ilgili konuşmaya gerek yok. Mutlaka okuyun diyorum, dahası ne! :)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.662 Oy)18.229 beğeni41.317 okunma2.696 alıntı173.868 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.258 Oy)8.698 beğeni24.203 okunma1.281 alıntı119.077 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.205 Oy)8.513 beğeni27.319 okunma751 alıntı133.195 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.426 Oy)11.105 beğeni27.475 okunma1.501 alıntı144.513 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.549 Oy)8.496 beğeni25.092 okunma2.291 alıntı108.334 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.863 Oy)8.812 beğeni24.166 okunma1.634 alıntı112.155 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.118 Oy)7.686 beğeni21.619 okunma776 alıntı84.473 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.447 Oy)5.555 beğeni18.863 okunma774 alıntı96.401 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.255 Oy)7.596 beğeni20.546 okunma3.692 alıntı122.869 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.035 Oy)6.728 beğeni19.508 okunma631 alıntı110.153 gösterim
Biz büyükler dünyayı o kadar yaşanmaz hale getiriyor, hayatımızı o kadar zorlaştırıyor ve anlamsızlaştırıyoruz ki. Keşke içimizdeki çocuğa erişip tekrar onun gözüyle bakabilsek etrafımıza. “Küçük Prens” 6 yaşındaki bir çocuğun saf, irdeleyici, ısrarcı, ön yargısız, merhametli dünyasına açılan bir pencere; farklı yaşlarda okuyup farklı anlamlar çıkarabileceğiniz felsefi bir kitap.

Kitabı 6 yaşındaki kızıma okuyarak aslında dolaylı olarak okumuş oldum. Okurken beraber internetten beobab ağacını araştırdık, dünya haritasını inceledik, bir sürü kavram hakkında sohbet ettik, kitabın resimlerini yorumladık… Bizim için güzel ve kaliteli bir paylaşım oldu.

Kitapla ilgili birkaç enterasan bilgiyi de sunmak istedim:
• Dünyada, kutsal kitaplar ve Das Kapital’den sonra en çok dile çevrilmiş ve en çok satılan kitaplardandır.
• Her yıl yaklaşık iki milyon satmakta ve şu ana kadarki toplam satış miktarı 140 milyonu aşmaktadır. Dünya üzerinde toplamda 250’den fazla dil ve lehçeye çevrilmiştir.
• Kitaptaki tüm çizimler yazara ait suluboya çizimlerdir.
• Fransa euro’ya geçmeden önce 50 frankların üzerinde Küçük Prens ve Saint-Exupéry’nin resimleri bulunuyordu.
• Japonya’nın Hakone isimli şehrinde bir Küçük Prens müzesi bulunuyor. Ayrıca, Güney Kore’de Gyeonggi-do kentinde Küçük Prens temalı bir köy bulunuyor. Müze ve köy turistlerin uğrak noktalarından. 2000 yılında da yazarın doğup büyüdüğü Lyon’da bulunan havaalanına Saint Exupéry’nin adı verildi.
Büyükleri hoş görmek lazım... Beni bitiren söz bu oldu. Tabi ki kitap hakkında makale yazılabilir... Ama bu kısma değinmek istedim açıkçası. Zira kitap hakkında harika yorumlar zaten yapılmış.
Büyük olmak küçük olmayı unutturuyor anladığım kadarıyla. Öyle ya...
Bizler küçük bir çocuğun hayal dünyasını anlamayacak kadar büyük olduk. Bütün mesele bu. Gerçekten de küçükken büyüklerin yaptığı birçok şeyi saçma bulurdum. Şimdi onları taklit ediyorum ara ara.
Büyüyorum...
Bütün mesele bu...
Teşekkürler Antoine de Saint- Exupèry...
Beni küçülttüğün için...
"Günaydın" dedi Küçük Prens. "Günaydın" dedi bir krala, bir sarhoşa, bir palyaçoya, bir bilgine... "Günaydın" dedi bir yılana, bir tilkiye, bir çiçeğe...

"Günaydın" demeli insanlara, bitkilere, canlılara... Tanımaya çalışmalı canlı cansız tüm varlığı. Sadece sayılarla görmemeli Dünyayı. Renkleriyle, duygularıyla tanımaya çalışmalı, sorgulamalı, ısrarla sorgulamalı insan, öğrenmek için, anlamak için... İşte böyle yapıyordu Küçük Prens ve daha fazlasını. Bu küçük kitabı, bu derin kitabı, bu tatlı kitabı, bu yoğun kitabı tüm küçükler, tüm büyükler okumalı.
Açıkçası burada görene kadar çocuk kitabı sanıyordum. İnce, yüz sayfadan az, dışındaki (kapak) resmi yüzünden önyargılı bir biçimde karar vermiştim öyle olduğuna. Oysa gayet başarılı bir kitap. Zaten kitabın aslı aşağı yukarı bin sayfalıkmış. En az çocuklar kadar büyüklerin de beğenisine uygun. Zevkle okunabilir.
``Hoşça git,``dedi tilki.``Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez. '' Küçük prens unutmamak için tekrarladı. " Gerçeğin mayası gözle görülmez."

Bu paragrafı okuduktan sonra etkilenmeyip, kitabı okumamakta ısrar ediyorsanız valla kendinize ayıp ediyorsunuz. ;)) Bu kitabı kaç kere okudum bilmiyorum ve hayatımın her döneminde sıkılmadan okumaya devam edeceğim. Böyle tatlı, sevimli bir kitap bugünkü ününü sonuna kadar hakkediyor. Hakkında en çok araştırma yaptığım kitap kesinlikle bu. Her yıl yaklaşık 2 milyon satmakta ve bugüne kadar 140 milyonu aşmış. 250 den fazla dile çevrilmiş. Kitap ilk basıldığında yaklaşık 1000 sayfaymış. Kitaptaki bütün çizimler yazarın kendisine ait. Ayrıca kitap uzun süre yasaklı eserler arasında kalmış.

Küçük bir çocuğun gözünden paranın, ünvanın ve mevkinin dünyada değer verdiğimiz her şeyin aslında ne kadar değersiz olduğunu masalsı bir dille anlatıyor. Şeker Portakalı' nı okuyan arkadaşlar bu kitabı çok sevecekler. Kesinlikle okuyun.
Ne zamandır inceleme yapmıyorum dedim, ve yazdım :) . Küçük prens kitabı, benim hep duyduğum ama pek etkileneceğimi sanmadığım bir kitaptı. Ama okuduktan sonra, düşüncem değişti. Bana büyükleri ve genellikle de hayatı anlattı. Neden öyle bilmiyorum ama, ben de bazen büyükleri anlamıyorum...
İlk olarak Cemal Süreya ve Tomris Uyar
çevirisini okudum daha sonra Kürtçe çevirisiyle karşılaşınca okumak istedim ve okudum.

Klasik bir çocuk kitabı formatında olsa da her yaşa hitap ediyor hatta her yaşınızda okuduğunuzda farklı tatlar veriyor.

Çocuklardan çok yetişkinler okumalı bence çocuk psikolojisini anlamak adına önemli bir adım olur.


Çok genel bir tabir olacak ama bence okuyan herkes kendinden bir parça bulacaktır. Tavsiye ederim okumalısınız.
Okumadan ölmeyin. :)

Çeviri de fena değil ortalama bir Kürtçeniz varsa zorlanmadan okursunuz.

“Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam 6 yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi hissederim sonra…” Saint-Exupéry
"Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir..."
"Büyükler hiçbir şeyi tek başlarına anlayamıyorlar, onlara durmadan açıklamalar yapmak da çocuklar için sıkıcı oluyor doğrusu."
"Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.Ben kendimi nerde olsa yargılarım.."

Küçük prensin her sözü bir mesaj niteliğinde.Küçük çocukların büyük dünyası.
Büyüklerin su içecek vakti bile bulamayıp hap içerek bu süreci geçiştirmeleri, her şeyin çok hızlı aktığı bir dünyada gönül gözlerinin kapalı olması, büyüklerin vurdum duymazlığı küçük prens bunları çok güzel betimlemiş.

Kitabı 2. Kez okudum. Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisi olduğu için merak edip okudum, çok güzel bir çeviri olmuş. Ve kitaptaki resimler yazarın kendi sulu boya resimleri üzerinde hiç oynama yapılmadan direk kitaba basılmış,bilmeyenler için.Keyifli okumalar herkese.
Mirasçımız olan Küçük Prensler ve Prensesler… Size daha özgün, daha özgür, daha yeşil ve daha temiz bir dünya bırakmayı çok isterdik. Lakin güvenin dahi değerinin kalmadığı bir toplumda sizlere ne verebiliriz ki... Ancak varlıklarınızla siz küçükler biz büyükleri yola getirebilirsiniz.

Eğer ki yaratıcılığınızı konuşturmak istiyorsanız lütfen bir küçükten yardım alınız. Çünkü engin hayal dünyaları ve nesnelerle konuşma kabiliyetleri vardır onların. Biz büyükler gibi mantığa, doğru değere değil de tamamen kendi iç dünyalarına güvenip öyle hareket ederler.

Bu kitapta anlatılmak istenen de küçük yüreklerin nasıl kocaman birer dünyalara dönüştüğüdür. Biz büyükler birçok şey ile mutlu olamazken, bir 0,5 cc şaşal su kapağına sevinen küçük çocuk gördüm. Bizim için hiçbir şey ifade etmeyen o küçük mavi kapak o çocuğu tebessüme boğup, elinden dahi düşüremediği bir oyuncağa dönüştü.

Önceleri birer birer geçen zaman biz büyüdükçe üçer beşer geçmesini seyrettik ve zaman biz büyüdükçe daha hızlı geçmeye devam etti. Biz bu boşa geçen zamanlarda Küçük Prenslerimize ne kadar “AN’lar” verebildik, ne kadar onların yaşına inip de “hadi daha hızlı koşalım yoksa arkamızdaki ağaç bizi yakalayacak” dedik.

Akıl ile konuşmayı, düzeni ve tertibi, disiplin ile durmadan soluklanmadan çalışmayı tembihlediler. Yaratıcılığımızı öldürüp bir kenara attılar. Hayal dünyanızda arabanızla konuştuğunuzu bir arkadaşınıza anlatsanız “olum sen kafayı mı yedin?” yaftası ile karşılaşırsınız. Her yaşın hakkını vermek bu olmasa gerek. İnsan içerisindeki çocuğu her vakit yaşatmalı her vakit kendi ile arkadaş kılmalı.
Kitap da biz büyüklere inceden inceye göndermeleri de hissetmedim değil. Durup durup vurdu yazar efendi. Kitabın büyük bir insana ithaf edilmesi de ayrı bir manidarlık taşıyor. Küçüklerimiz zaten bu eda ile yaşıyorlar ve engin denizlerde yüzüyor. Aslında her büyüğün okuması gereken ender kaynaklardan bir tanesi. Nasıl da dem vurmuş her fırsatta bize…

Çocuğun babasına her fırsatta elindeki topu uzatıp da “Baba, top.” Ve babanın da her cevabının “şimdi değil”, “işim var”, “daha sonra” ve “çok yorgunum” demesinden sıkılan çocuk yalnızlığa itilmiş bir kimse olup çıkmaz mı?

Bazı değerler vardır ki, bunu ne para ile ne de başka bir maddi kaynakla elde edebilirsiniz. İş işten geçmeden küçük büyük herkese sarılıp sevgi ve tebessüm ile yaşanmalı hayat….

Unutmayın bizler küçükler gibi zamanı geri alamıyoruz….. Onların yaptığı gibi 3 saniye gözlerimizi sımsıkı kapattığımızda 5 dakika geri gidemiyoruz. Herkes gereken değeri hak ediyordur en çokta küçüklerimiz.

Saygı ve selamet ile…. Sevgi ile kalın….
Küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin yanlışları, hataları anlatılıyor.
Eşsiz bir yapıt çocukları anlamak istiyorsanız okuyun.
İyi okumalar.
"Küçük Prens yine konuşmaya başladı:
'İnsanlar nerede? Çölde biraz yalnızlık duyuyor kişi...'
'İnsanların arasında da yalnızlık duyulur' dedi yılan."
"Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir."
"Ancak sen herhangi bir saatte gelirsen yüreğimi hangi saate hazırlayacağımı bilemem."
''Kişinin kendisini yargılaması, başkasını yargılamasından çok daha zordur. Eğer kendini doğru bir biçimde yargılamayı başarırsan, gerçek bir bilgesin demektir.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Le Petit Prince
Baskı tarihi:
21 Mart 2016
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059681117
Orijinal adı:
Le Petit Prince
Dil:
French
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Le premier soir, je me suis donc endormi sur le sable à mille milles de toute terre habitée. J’étais bien plus isolé qu’un naufragé sur un radeau au milieu de l’océan. Alors, vous imaginez ma surprise, au lever du jour, quand une drôle de petite voix m’a réveillé. Elle disait: “S’il vous plaît... dessine-moi un mouton!” J’ai bien regardé. Et j’ai vu ce petit bonhomme tout à fait extraordinaire qui me considérait gravement..

Kitabı okuyanlar 33.048 okur

  • Ahmet Aydın
  • Tuğba
  • Huseyin Butuner
  • Abdullah Turkoz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları