A.Hüsrev

A.Hüsrev
@AHusrev
İstanbul
Aydın, 1 Ocak
87 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Gece burada bir varlık, hatta yaşayan bir beden gibi...
Yıldızların oyun saati. Akrebin zehiri doluyor yelkovanın üzerine. Vakti melekler sırtında taşıyor. Ellerimi gecenin yumuşak karnında gezdiriyorum. Doğmamış çocuğu hissetmeye çalışıyorum parmak uçlarımda. Bir tren garının rutubet kokan odasında, zamansız tarifelere aldanmış, tutkularımızın trenini bekliyoruz.
Sayfa 64 - “Tutkularımızın treni”: bizi bir yere götürecek olan şey zaman değil, arzu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kente ruhunu kat!
Reklam bilbordlarından haykıran hayat teorileri midemi bulandırıyor. Şehrin yüksek yerlerine sinmiş akbabalar gibi leşimizi bekliyorlar. Tüketimi yüceltiyorlar bedenimizi yok etmek için. Nereye dönsem ağzını açan reklam afişleri saldırıyor.
Sayfa 84 - Şehrin damarlarına sızmış o dev billbordlar, insana hayat öğretisi diye sunulan sığ sloganlarıyla ruhumu yaralıyor. Göğe yükselmiş boş kulelerin tepesine tüneyen karanlık bekçiler gibi, insanın zaafını kolluyorlar.
Bir gün varya, bir gün...
Üstü açık, altmışsekiz model kırmızı bir Mustang'a atlayıp, alt üst edeceğiz ortalığı. New York sokaklarında naralar atıp Harlem'i selamlayacağız. Şamaroğlanına döndüreceğiz sümüklü beyaz veletleri.
Sayfa 122 - Büyük güçlerin çöküşü çoğunlukla sessiz bir borç patlamasıyla başlar. Devasa mali açıklar ve sınırsız askeri harcamalar bir araya geldiğinde, Amerikan imparatorluğu uçurumun kenarında sallanıyor...
Sessizlik saklar gülüşler ele verir
Uzun uzun konuştu telefonda. Tekrar tekrar numaralar çevirdi ve her konuşmasında gülüyordu. Kendisi ne kadar gerçek olsa da, gülümseyişleri o kadar sahteydi.
Sayfa 109 - Ve ben, o sahte gülüşlerin arasından gerçek olan tek şeyi fark ediyordum: İnsanın en çok güldüğü anlar, en derin yaralarına en uzak durmaya çalıştığı anlardır.
Gecenin izleri
Gecenin bir vaktinde, bir radyo istasyonunda avuçlarıma doldurduğum kelimelerden hayat izleri arıyorum. Tanımadığım sesler değiyor yüzüme, eskitiyoruz birbirimizi ve bir sözcüğün uğruna gözlerimizi feda ediyoruz. Firari düşlerin gettosu oluyor gece.
Sayfa 32 - Hayallerimiz hem sığınak hem labirent; ulaşılması zor, ama vazgeçilmez. Her kelime bir adım, her sessizlik bir derinlik… Ve biz, gecenin gölgesinde, varoluşun en kırılgan, en estetik anlarını adım adım keşfetmeye devam ediyoruz.