Toprağın yıldan yıla dayattığı bedeli düşündü; nasılsa öyle kalmıştı...biraz daha çorak, belki, üretimde biraz daha kanaatkar. Hiçbir şey değişmemişti. Hayatları keyifsiz bir işle harcanmış, iradeleri kırılmış, beyinleri uyuşmuştu.
Kendisine mi, geçmişinin ve gençliğinin toprağın altına giren kısmına mı ağlıyordu, yoksa bir zamanlar sevdiği adamı saklayan zavallı ince şekle mi, bilemedi.