Şöyle düşünmeden bir bak etrafına,
Sorgula! Sor kendine "Layık mıyım ben bu dünyaya?".
Sor kendine, gözden geçir tüm hayatını;
Bu dünya sadece baht ile taht için midir, sorgula.
Gördün mü bak, yanı başında kuşlar ölüyor!
Şan şöhret peşinde koşarken sen;
Arkanda yanan bir orman görünüyor!
Bıktım bu cihanı mahvedenlerden, sen ve senin gibilerden...
Sus; sakın ses etme, savunma bana kendini.
Rahatlık için dağı taşı delen siz,
Deldiğiniz yetmezmiş gibi nehirlerde çöpleriniz.
Savunma bana kendini, bilirim ben seni.
Ağaçlar ki bize nefes, akciğer ormanlarının halkı,
Bize H2O diye öğretilen su; yaşam kaynağı.
Neredesin? Neredesin ey insan evladı!
Cihan elden gidiyor, cihat vaktidir kirliliğe...
Değer mi ki bir güzel için toprağından gül koparmaya?
Razı mısın, dünyayı yok etme hamurunu yoğurmaya?
Kopardığın gül, güzel değil ki artık güzeline.
Çiçek dalında güzeldir, değdi mi güzelin için bin bir güzellik koparmaya?
Yoksa unuttun mu o güzel dinini,
"Kıyamet kopsa bile fidan dikmeyi bırakmayın." diyen peygamberini?
Ancak yok edin siz dünyayı, kirletin çevrenizi.
Bir nesil geliyor peşinizden, batırın siz insanlığın şerefini...