Nöron yasalarına göre, düşünmek "canlandırmaktır". Kişi hakkında iyı ya da kötü düşünmenin önemi yoktur! Canlandırılan düşünce güçlenir. Güçlenen düşünce unutulmaz.
Belleğe en fazla veri hangi duyu organından gelir?
Beyin üzerinde en fazla etkisi olan duyu organımız gözdür. Görmeyle ilgili sinirler, beyinde en fazla yer kaplayan duyu bölgesidir. Maymunların beyinlerinin yarıya yakını görmeye
ayrılmıştır.
Sinirbilim araştırmalarına göre, beynimizdeki verilerin % 80'i görsel yolla alınıyor. Bu müthiş bir oran demektir.
Bir araştırmaya göre, bilgiler sözlü olarak anlatıldıktan 72 saat sonra test edildiğinde insanlar anlatılanların % 10'unu hatırlayabiliyorlar. Aynı sunuma görsel (fotoğraf veya video) eklendiğinde, hatırlama oranı anında % 65'e tırmanıyor3 Yeni tanıştığımız insanların isimlerini unutsak da yüzlerini hatırlamamızın nedeni, yüz hatlarının göz yoluyla beynimize kaydedilmesidir.
Gelecek hafızası, hatıralarımızın değil, hayallerimizin ve hedeflerimizin deposudur. İnsanların gelecekte yapmak istediklerini kaydettikleri, hayaller ve planlardan oluşan bir bellektir. Başarılı insanların beyinlerinde gelecek belleği önemli bir yer kaplar.
Gelecek belleği dolu olanlar, gelecek merkezli yaşarken, gelecek hafızası boş kişiler, geçmiş merkezli yaşarlar. Geçmiş merkezli yaşayanlar dikiz aynasına bakarak ilerlemeye çalışan sürücüler gibidir!
Bir insanın iyimserliği, motivasyonu, karar alma hızı gelecek belleğindeki verilerin netliğine ve çokluğuna bağlıdır. Einstein, "Hayal gücü bilgiden daha değerlidir," derken gelecek belleğinin önemini vurgulamış olabilir.
Gelecek hafızanızı güçlendirmek için şu tür sorularla düşünebilirsiniz:
İstediğiniz her şeyi başarabilecek olsaydınız, nasıl bir hayat yaşamak isterdiniz? Gelecekte olabileceğiniz en iyi yer neresi? Hayatınızın geri kalan kısmında neler görmek, neler duymak, neler yaşamak, neler hissetmek istersiniz? Yapmak için doğduğunuz şey ne?
Bir bilginin öğrenildiği andan sonraki 24 saat içinde ilk tekrar, sonraki 48 saatte ikinci tekrar, 1 hafta sonra da üçüncü tekrar yapıldığında "en az tekrarla en Tazla hatırlamanın" gerçekleşeceği keşfedilmiştir.
Yapılan bazı deneylerde, doğduktan hemen sonra gözlerı kapatılan maymunların, bir süre böyle yaşadıktan sonra, gözleri açıldığında artık göremedikleri ortaya çıkmıştır. Maymunların gözlerinde bir sorun olmadığı halde göremez hale gelmişlerdir. Yani gözleri değil, beyinleri kör olmuştur!
Beyin körlüğünün nedeni, görmeyle ilgili sinirlerin kritik gelişme döneminde uzun süre kullanılmayınca ölmesi ya da başka alanlara atanmasıdır. Kritik dönemler geçtikten sonra gözlerin bağlanmasının aynı sonucu doğurmadığı görülmüştür.