Ben size Sokrât’ın veya Herkül’ün kafasını tercih edin demiyorum. Diyorum ki: Mandanın bacaklarını düşünürken, Sokrat’ınkafasını da unutmayın. Taş gibi sert ve koyun kafalı olmayın.
Diğer yandan anne babalar, küçücük çocuklarının dik başlı olduğundan ve söz dinlemediklerinden yakınır ama çocuklarınınbu duruma kendileri tarafından getirildiğinin farkına varmazlar.
Çocuklara:“Yalan söyleme, hile yapma! Bu doğru değildir,günahtır, insanların senden nefret etmesine sebep olur.” derler.Ama bu sözü söyleyen kişiler birbirlerini aldatır, başkalarını aldatır. Ya da etrafındaki çocuklara:
“Kimseyi incitmeyin, kibar veterbiyeli olun” derler ama dediklerini kendileri yapmazlar.
Ben bu anne babalara sorarım:
“Siz, çocuklarınızı yetiştirirken yükselmek için onlara kartal kanatları mı verdiniz? Yoksa onların kanatlarını kökünden kestiniz mi?”
İstediğiniz kadar kusursuz anayasalar yapın, seçim hususunda halka istediğiniz kadar hak tanıyın. Eğer çocuklarınız olmasıgerektiği gibi yetişmezse, hayata bir hiç olarak atılırsa,parlamentolar ve bütün hukuk düzeni yerli yerinde olsa da sosyal hayat yine sorunlarla dolacaktır. Bu kuşaktan gelen memurlar, vurdumduymaz, bakanlar ise siyasi cambaz olur. Milletvekilleri, çıkar peşinde koşar. Okullar, yeni neslin kafasını ve kalbini kurutan, kavuran yerler hâline gelir. Basın, sokaklarda kendini satışa
çıkaran allı pullu kadınlara döner. Aç veya tok halk kitleleri, kendilerine yabancı olan bireye ve özellikle seçkin kesimlerdenki ilere nefret, kıskançlık duyguları beslemeye başlar.