Dünyanın gurbetindeyiz ve dönüş yolundayız. Bu yolculuğun nerede ve nasıl bitecegini bilemeyebiliriz. Fakat dünya serüvenimizi anlamlı hâle getirmek geride küçük de olsa iyi bir iz birakmak bize bağlıdır. Dünyada bize aitmiş gibi gözüken şeylerin aslında bize ait olmadığını ölüm denen hakikat her defasında kulağımıza fisıldar. Dünyaya gelmek ile gitmek arasındaki kısa mesafe, dünyaya ait olanın anlamsızlığını, biriktirmenin ağırlığını, taşımanın beyhude
bir çaba olduğunu hatrlatır. Dünyada önemli olan kalplere dokunacak, insanlara hafiflik verecek
işlerin içinde olmaktır.
Gerisi boș ve manasiz.
Usanmadi mi bülbül, gül için diz çökmeye?
Muhal bir vuslat için, hep gözyası dökmeye
Yar belli ağyâr belli, sebep yok beklemeye
Kırıl, parça parça ol, değmez boyun bükmeye.
Örnek al hikâyemi, ahın sinemi deldi..
Mansuru yaralayan atılan taş değildi,
Dostunun attığı gül vurdu onu..
Öylesine kahır dolu hikáyem..
İdam ipim çekmeye bulamadılar cellât..
Düşmanlarım ar etmiş, dost bildiklerim geldi..
...
Korkuyorum gözlerimi açınca,
Rüyalar seninle varlğın noksan..
Hayatın tadi yok ülfet kaçınca,
Ruhsuz bir robotum senden uzaksam.
...
Özlemin demledim senden haber yok,
Yüreğimde sabır, can çekişiyor,
Hayat solgun çiçek ıstrabım çok,
Gönlümde mevsimler yer değişiyor..
Hicranım beynime öyle aktı ki,
Gideni beklemek ne kadar zormuş.
Sensizlik canımi öyle yaktı ki,
Umutsuz ayrılık kalp yoruyormuş..
...