Oyunları onlara bakıcıları öğretiyor ve bu oyunlar hep yararlı bir hizmet şeklinde oluyordu. Ancak, böylece bazı şeyleri unutmaları gerekti. Neleri derseniz; sevinmeyi, hayal kurmayı ve heyecanlanmayı unuttular...
"Zira, nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri, sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır."
Eveet sonunda kitabı bitirdim. Bu kadar uzun sürmesinin tek sebebi Frodo ile ilgili kısımlarda sıkılmam ve neredeyse iki hafta kitabı elime almamam oldu. (Filmlerden dolayı galiba sevmiyorum Frodo'yu. Sam olmasa görürdüm seni deyip Sam'e sevgilerimi iletiyorum :d )
Filmlerini de defalarca izlemiş olduğum için uzun betimlemelerde kendi hayal gücüm yerine hep filmlerdeki sahneler zihnimde canlandı. Belki de öyle olmasa sıkılabilirdim diye düşünüyorum. Okurken filmdeki farklılıklari fark etmek şaşırmak aaa oylemiymis diye düşünmek çok güzeldi.
Biliyorsun bu işi Tolkien diyor ve Elf olarak dünyaya gelmediğim için buruk bir veda ediyorum.