boşa çıkan umutların,hüzne dönüşen sevinçlerin arasında insanlığın direncini ve onurunu çarpıcı bir dille anlatan,kapitalizmi iliklerine kadar eleştiren bir yapıt.
Anne adlı kahraman,her şeyi derleyen,toparlayan,romanın en temel kahramanlarındandı. Kadının gücünün simgesiydi. Kendi annesinin ölüsünü kollarında taşımış bir kadın..
Tom ve Casy her zaman içimizdeki düşüncelere tercüman olmuşlardır.. Al ise tamamiyle bencil bir karakterdi. İnsanı yormaktan öteye gidemiyordu.
Günümüzde bazı yerlerde devam ediyor aslında kitaptaki hikaye.. İnsanları karın tokluğuna çalıştırmak..
bu kitaptaki en etkileyeciği cümle “Açlığı yalnız kendi midesinde değil,çoçuklarının karınlarında da hissedebilen bir insanı nasıl korkutabilirsin?”di..
Kesinlikle okunması gereken bir romandır..
“Hep dinlerim.O yüzden bu kadar düşünüyorum zaten.İnsanların konuşmalarını dinliyorum,dinliyorum,sonra bir zaman geliyor,insanların duygularını işitebiliyorum.Hep sürüp gidiyor bu.Dinliyorum,hissediyorum.Kanat çırpıyorlar durmadan.Tavan arasında kalmış bir kuş gibi.Kurtulayım derken bir tozlu pencerenin camında kanadını parçalayacak..”
Açlığı yalnız kendi midesinde değil,çoçuklarının karınlarında da hissedebilen bir insanı nasıl korkutabilirsin? Korkutamazsın... Her korkunun ötesindeki korkuları tanımıştır o adam artık.