B.A

Geçmişi anılarda yaşayıp duran ve fakat geleceği olmayan bu gidiş, bu bitiş nedir? Nereye gidiyor bu gidenler?
Reklam
Hani, dört elle sarılmak zorunluluğu duyulan ruhun ebediyeti, bir yeniden doğuş inancı var ya, ne kadar gerçekçi veya nesnelci olursak olalım, bahar aylarında insanın bu felsefeye daha kolay inanası geliyor.
Düşkün ve yoksula, sakat ve yalnıza sadece birkaç damla gözyaşı bağışlamak armağanların en ucuz ve değersizidr.
Oysa boş vakitlerini nasıl geçireceğini kestiremeyip sıkıntıdan bunalan ya da bu saatleri oyun masaları çevresinde, sinir gerilimiyle saçıp savuran ne kadar çok insan var.
İnsanoğlu ne kadar güçlü ve yetenekli olursa olsun zaaf ve kusurları da olan bir yaratıktır.
Reklam