Göl dinginse, dibini görebilirsiniz, her bir balığı, otu, çırpıntıyı görebilirsiniz; benzer biçimde zihin bütünüyle devinimsiz olduğunda, insan çok çok açık bir biçimde görebilir.
(…) bir sorununuz varsa, düşünce bunu araştınr, çözümler, parçalara ayırır, olabildiğince derinine iner, ama yine de yanıtı yoktur, çünkü sürekli sorunun kaygısını taşır. Sonra vazgeçer, boşverir, böylece sorun artık zihinde baskı yaratmaz, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yanıt geliverir.
İletişim kurmada en büyük zorluk sözcüktür; birbirimizle ilişki kurmak, açacağımız, tartışacağımız sorunu
paylaşmak istiyorsak, sözcüğü delip geçmeli, onun ötesine gitmeliyiz.
İlişkilerimizde, sözcüklere verdiğimiz yanlış önemin ardında pek çok yanlış anlama yatar. Bu nedenle sizin ve benim, iki birey olarak, doğru iletişim kurmamız ve böylece birbirimizi aynı anda, aynı düzeyde anlamamız son derece önemlidir.
Sözcükler, onların sözlük anlamlarını yitirmediğimiz ve aynı zamanda yalnızca tanımın ötesine, bir sözcüğün aktarabileceği herhangi bir sonucun ötesine geçmek için kendimize izin verdiğimiz sürece, gerçekten çok önemlidirler.