Ne yazık ki pek çoğumuz kendimizin farkında değiliz. İşlerimize, öğrendiğimiz tekniklere kafa yorduğumuz kadar zihnimize kafa yormuyoruz. Kendimize gerçekten hiç bakmıyoruz; hiçbir hesap, amaç olmadan, bir şey elde etmeyi beklemeden kendi içimize inmiyoruz. Hiçbir amacımız olmadan kendi içimize doğru bir yolculuğa çıkmıyoruz.
Özgürlük, yokluğunda insanın onurunu yitireceği eşsiz bir meyvedir. Onsuz tanrıyı, hakikati ya da o adlandınlamayan şeyi asla bulamayacağınız sevgidir.
Bütün özgürleşme çabalan içsel çelişkiden doğar. Çaba gösteririz, çünkü kendi içimizde çelişkili bir hal yaşarız ve bu çelişki, bu çaba pek çok kaçış yolları doğurur, ama yine de biz köleliğin çarkı içine sonsuza dek hapsoluruz.
Kuşkusuz, sevginin olduğu yerde kendini
adama söz konusu olamaz; siz karınıza ait olmadığınız gibi, o 'da size ait değil. Ama biz birbirimize aitiz, çünkü sevgi denen bu olağanüstü şeyi hiç duyumsamadık, bizim sorunumuz bu.