Kuşkusuz, sevginin olduğu yerde kendini
adama söz konusu olamaz; siz karınıza ait olmadığınız gibi, o 'da size ait değil. Ama biz birbirimize aitiz, çünkü sevgi denen bu olağanüstü şeyi hiç duyumsamadık, bizim sorunumuz bu.
Dünyayı asla terk edemezsiniz, çünkü dünya sizin bir parçanızdır. Birkaç ineği, bir evi, malı terk edebilirsiniz, ama soyunuzu, geleneğinizi, birikmiş deneyimlerinizi, koşullanmanızın bütün yükünü terk etmek olağanüstü bir sorgulamayı, araştırmayı gerektirir, bu da öğrenme eylemidir. Öteki yolsa— bir keşiş ya da münzevi olmak—çok kolaydır.
Çoğumuz özgür değiliz. Hinduluğa, Komünizme, şu ya da bu topluma, liderlere, siyasi partilere, kurumsal dinlere, gurulara köleyiz, bu yüzden insanlık onurumuzu yitirdik.
Göl dinginse, dibini görebilirsiniz, her bir balığı, otu, çırpıntıyı görebilirsiniz; benzer biçimde zihin bütünüyle devinimsiz olduğunda, insan çok çok açık bir biçimde görebilir.