Önce Ulus’ta tefrika edilir (1939). Bir yıl sonra da kitaplaşır. Bir kapitalist dünyada gelişmeye başlayan faşist uygulamalara paralel olarak, Türkiye’de etkileri artmaya başlayan ırkçı ve turancı eğilimler taşıyan grupları, düşünce ve eylem adamlarını sergilemek amacıyla yazılan "siyasi" bir romandır. Olaylar, hemen bütünüyle kentte ve aydın çevrelerde geçer. Romanın başkişileri Ömer ve Macide'nin birlikteliği ters doğrultularla sonuçlanır. Ömer' "içindeki şeytanın esiri”dir, hep istediklerinin dışında işler yaparak çöküşünü hazırlar. Macide, ırkçı-turancı çevrelerin yetersizlikleri, ahlaksal tutumları karşısında bilinçlenmeye başlar, sonunda kesin seçimini yapar; sosyalist öğretiye bağlanan Bedri ile birlikte yeni ve düzenli bir hayat kurmaya karar verir. İkinci Dünya Savaşı öncesi aydın çevrelerindeki farklı siyasal ve toplumsal yönelişlerin ekseninde, yazar başarılı bir toplumsal yergi örneği verir.
Sabahattin Ali
Markopaşa Yazıları ve Ötekiler
Sayfa 22 - YAPI KREDİ YAYINLARI
Şımarık ve kendini beğenmiş çocuklar bu öykümüzü okumaya kalkmasınlar. Hele o kaldırımlarda aç dolaşan evsiz barksız yoksul çocukları adam yerine koymayan, işçi çocuklarını küçümseyen ve arabalarına kurulunca kasılan varlıklı ailelerin çocukları okumasın öykümüzü. Çünkü Behrengi Öğretmen öykülerini o yoksul çocuklara yazar. bunu her fırsatta söylemişti. Ama yaramaz ve kendini beğenmiş çocuklar da düşünce ve davranışlarını düzeltebilir elbet. O zaman Behrengi Öğretmenin gönlü olur, okutur öykülerini...
Ulduz ve KargalarSamed Behrengi · Nilüfer Yayıncılık · 20081,083 okunma
Nasıl ki futbol hiçbir zaman sadece yirmi iki oyuncunun bir sahada top peşinde koşması değilse tarih de hiç bir zaman sadece geçmişte yaşamış devletlerin öyküsü değildi. Tarih, toprağın nasıl sürüldüğü, ekmeğin nasıl pişirildiği, evin nasıl inşa edildiği, annelerin bebeklerinin altını nasıl bağladığı, eğitimin nasıl yapıldığı, bir erkeğin bir kadına aşkını nasıl söylediğiydi. Tarih insanı insan yapan irili ufaklı olayların toplamıydı. Tarih korkaklıktı, cesaretti, ihanetti. Tarih düşünceydi, duyguydu, önseziydi, gururdu.
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201924,6bin okunma
Türüne sadık kalmak asla zavallılık değildir; insana illa acımak gerektiğini düşünüyorsa, kuşlarla birlikte uçamıyor, koyun sürüleri gibi dört ayağı üstünde yürüyemiyor, boğa gibi boynuzları yok diye acımalısın. Olaya böyle bakarsan, güzelim bir at da gramerden anlamıyor, çörek yiyemiyor diye dünyanın en şanssız atı ilan etmen gerekir, aynı şekilde güreş sanatından başarısız diye bir öküze zavallı demen gerekir. O halde gramer bilgisi yok diye bir atı nasıl zavallı saymıyorsan, bir deliyi de mutsuz sayamazsın; çünkü delilik onun doğasında vardır.
Marx diyor ki: "Dünya tarihi diye adlandırılan şeyin tümü, insanın insansal emekle yaratılmasından ve insan doğasının ortaya çıkarmasından başka bir şey değildir."