İnsan yaşadığı ilginç bir anın yada tanıştığı bir kişinin , hayalini ve yaşadıklarını nasıl kurgular , hayal eder ve bunu kelimelere yansıtır bu kitapta kendini gösteriyor..
Dağ yamacında tek başına yaşayan , çürük meyve sebze et ile beslenen, yıllardır banyo yapmayan ve yalnızlığı benimsemiş bir adamın öyküsü..
Yalnızlığı hissediyorsunuz kitapta , insanın kendi haline bırakılırsa nasıl bir canlı olacağını hayal ediyorsunuz.. hiç yıkanmadığınızı ve saçınızı sakalınızı hiç kesmediginizi bir düşününce nasıl bir yaratık olacağınızı bu roman da görüyorsunuz..
Hayvanlarin ve ölülerin konuşması , dag da yaşamanın zorluğu ve kar , çığ vb doğa olaylarının bu kadar güzel işlenmesi kısa bir romanın bir günde bitmesini sağladı.. kısa bir tadımlık roman okumak isteyenlere önerilir..
Cengiz aytmatov un her kitabını ayrı beğenirim ama bu kitabı en beğendiğim kitabı oldu..
Bir kurt nasıl boyle dillenebilir, nasıl hayatı anlatılır ne güzel bir öyküdür bu. Kesinlikle inanılmaz . Akbar isimli kurt ne acılar yaşadın, ne çektin insanlardan , ne acıdır yavrularını , eşini kaybetmek..
Roman da hem esrar kaçakçılığı, hem papaz hayatı ve Hz İsa nin çarmıha gerilme hikayesi ve son olarak çoban hayatı ilmek ilmek anlatılmış...
Bugünü anlatan ve günümüzü sorgulatan, kendimize sordurdugu sorularla içimize kurt düşüren, doğaya yapılan zulmü ve insanoğlunun bencilliğini ele alan enfes bir roman olmuş.. kesinlikle okunmalı..