Ahmet Hamdi Tanpınar denince akla beş şehir gelir. Bu beş şehirden birinde doğup büyüdüm birinde de yaklaşık 10 yıldır yaşıyorum. Bu şehirlerin tarihini , içinde yaşananları ve kendisinde bıraktığı izleri anlatan bu kitabı okuyunca , şimdiki bu beş şehrin dokusunu kaybettiğini görüyor ve üzülüyorum. Özellikle bursa ve İstanbul hakkında yazdıkları ve hissettirdikleriyle ayrı bir heyecana kapıldım diyebilirim. Erzurum'un eskiden bir uğrak şehri olup 1. Dünya Savaşı'ndan sonra önemini kaybetmesini, Konya nın Selçuklu için ne demek olduğunu ve Selçuklu eserlerinin güzelliğini ve İstanbul'un boğazıyla, erguvanlariyla ve ahşap dokusuyla ne kadar şirin bir başkent olduğunu bu kitapta ayrı bir anlatımla öğreniyor ve o dönemde olsaydık da bu beton devrinde yasamasaydik dedirtiyor bize bizlere..