AylinB.

“Bu, sadece acılarını inkar etmek zorunda kalmayıp aynı zamanda onları barbar olarak sınıflandırdıkları kişilere hiçbir iç direnişle karşılaşmadan iletmeleri ve bu insanları öldürerek yok etmeleri gerektiğini düşünenlerin azınlık olduğu anlamına gelir. İdeolojinin arkasına saklanarak ölümcül gayelerini inkar ederler.”
Sayfa 65·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Normal ve sağlıklı bir birey, başka bir insanı öldürmeye karşı büyük bir içsel ve çoğunlukla tanınmayan bir dirence sahiptir ve kendi isteğiyle bir başkasının hayatını almak istemez.”
Sayfa 65·Kitabı okudu
“Aşağılanma ve acımasız bir rekabet dünyasında yok olmamak için acılarını bastırmak zorunda kaldılar. … Sonuç, kendi acılarına erişimi olmayan ve ilişki kuramayan insanlardır. Ve insanla ilişki kurma ve yaşama kabiliyeti olmadan, aşağılanmışların bu öfkesi kolayca yıkıcı saldırganlığa dönüşür.”
Sayfa 64·Kitabı okudu
“Empatik algı kapasitesi itaat eğitimi ve otoriter kuvvet tarafından bastırıldığı zaman, bu tür çocuklar yeni durumlara ve yabancılara karşı güçlü bir korku geliştirir. Agresif davranışlara karşı eğilimli ve sürekli olarak stres altındadırlar, bu da kendini kanda kalıcı olarak yükselen stres hormonu kortizol seviyesi ile gösterir. Bu tür insanlar başkalarına karşı sempati duyamaz ve acılarına ortak olamaz. Kendi acılarını zayıflık olarak sınıflandırmayı çok erken öğrenirler. Dahası, sadece bu zayıflatıcı acıyı kendilerinden uzaklaştırıp kendi zayıflıklarını cezalandırmak için başkalarına atfederlerse bu deneyimle yaşayabilirler.”
Sayfa 63·Kitabı okudu
“Yalnızca sevginin çocukken yaşadığı acı deneyimine eşlik ettiği durumlarda kendi öz benliğine dayanan bu duygu kişiyi geliştirebilir. Sadece bu kadar şefkatli ve katılımcı refakatin eşliğinde çocuğun acısını deneyimlemesi ve bunun öldürmediğini tecrübe etmesi mümkündür. Kalıcı olan ve her zaman başkalarıyla rekabet halinde kendini kanıtlaması gerekmeyen bir güç duygusu doğuran bir deneyimdir. Öte yandan bu iç güç, başkalarına karşı şefkat duymamızı sağlayan yeteneğimizin temelidir. Aynı zamanda şefkat yetimiz iç gücümüzü güçlendirir. Bu sayede başkalarına bir şeyler verebileceğimizi ve özgeciliğin de bir güç kaynağı olduğunun farkına varırız.”