O andan itibaren de içimde, olayların sıra dışılığını yaklaşık olarak bile betimleyemeyeceğimden korksam da, o macerayı kâğıda dökmek için tarif edilmez bir dürtü hissediyorum.
Sanki damarlarındaki son kuvveti toplamış, son dermanını, kendisini senelerce süren yorgunluklardan sonra bir bıçakta ebedi rahata kavuşturacak olan bu adama saklamıştı.
En derin korkumuz, yetersiz olmamız değildir. En büyük korkumuz, sonsuz güce sahip olmamızdır. Kendi karanlığımızdayken kendi ışığımızdan şüpheye düşeriz.