Dolayısıyla bu durum, dans salgını gibi acayip bir şekle bürünen aşırı sefaletten kaynaklanıyordur; ıstıraba gömülmüş bir şehrin dayanılmaz gerçekliğinden kaçmanın, hele de yoksul düşmüş halk için, tek yolu dans.
Para insanı küstahlaştırıyor. Üstlerine uygun birer entari giymiş diğerleri, insan zincirleri ve rondların arasından geçiyor. Dönüyorlar, geri dönüyorlar, kâh tepeden tırnağa, kâh gözlerini havaya dikip yandan yandan süzerek herkesin kılık kıyafetini yakından inceliyorlar. Bazen önlerine geçmek için dans edenleri itiştiriyorlar, bazen yollarını tıklayarak kasıla kasıla yürüyorlar. Terbiye derseniz, danalar kadar terbiye almamışlar ama hastalık buluşmasına pek hassaslar.