Bejan Takar

Bejan Takar
@Achileus
Beden Eğitimi Öğretmeni
Atatürk Üniversitesi
Van
Middle East
45 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı

Bejan Takar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
2024 26. kitabı
Feride Çiçekoğlu
8.5/10 · 17,3bin okunma
Reklam
Hele Hele itiraf ediyorum tanrım sırtından vurulana zaafım büyük affedilmez günahların ağırlığı altında o cansız bedenden boşanırken bütün yük mazi mazi aklanıyor gözümde yaradaki dudak, sayfadaki yırtık ölmek nasıl ölürse ölsün büyük haklılık ve yaşamak denilen yanılgının ortasında türlü ihanetlere uğrayarak atından düşer gibi haksız düşerek ensesinde deliği eksik sırtında hançeresiz gezerek kalbi bir türlü durmayan, duramayan ben uyurken uyananlardan biri olarak fena halde haksızım tanrım sanki affetsen de beni yanına alman icap edecek doğrular çoktan bitti, 'the end' canım finito, kalmadı yavrum, elimizde yok belinde silah gezdirmeye başlayalı ahlak şimdi kötüler ve iyiler atlarına binerek uzaklaşsalar diye dua ediyor halk ey iyiler ve kötüler hele bıraksanız da yaşasak
Bir Defa Kalbinden Vuruldu Mu Başa Dönemiyor İnsan! her birimiz sevmenin kıyısından dönüyoruz sevgilim bir şeylerin diplerinde cesedimiz bulunmadı seni aldırmak istiyorum sinemin tesellisinden gerçekliğin soyunu kafanda kırarak allahların dünyasında bir yıldız tecellisinden ölemiyor olmanın imdadı var kursağımda sinemiz geç kalışın boşluğunu dövüyor öyle ki aramızda sessizlik bile bir halta yaramıyor bir yandan sevmek vazgeçilir şey değil noterler mürekkeple boğmuşlar kendilerini kalkmış bütün imzaların hükmü kağıt dağında şarabımız fesholacak anıların bağında sade çocukların anlaştığı dilde keder durmaz birileri sürekli yalan söylüyor mutluluk hakkında günleri unut zamana birtakım semavi sözcüklerle kurulmalıyım çabucak kaybolan bir anı eskiyen bir fotoğrafa dönüşsün diye gözlerimi ruhundan aşağılara sarkıtmalıyım güneş ra ile doğuran mısır ay nil’in sularına karışmış bir iç deniz bulutlar grek tanrıların ziyneti yıldızlar her bir yöne dağılmış hayatımız ama öyle tutuğum ki bilmem geceyi sana nasıl anlatmalıyım sürekli yetişen geceyi tutuşan bir ormandan ateş alıyorcasına deli sanki hiç durmadan kanayan bir ağzı
Aç Karnına Sigara... sevgili ağzım, benimle konuşacakların olmalı. hep ben seninle konuşacak değilim ya… aç karnına sigara yakan bir adam güne derdiyle yüzleşerek giriyordur, ondan kaçarak değil! bu yüzden bu balkona el değmemiş bir duyguyu böyle karpuz tartar gibi murdar eden insanları bırakarak çıkıyorum. insan önce annesini sever. ve bir insan olarak yalnız annesine güvenirse, ilk celsede haklı çıkar. ve bir Allah olarak yalnız Allah'a güvenirse, her celsede haklı çıkar! aceleye getirilmiş bir cinayetim! *****liğiniz karşısında hüngür hüngür ağladığım çok belli! merhametimi bana karşı kullanıyorsunuz, hâlbuki ben onu kendiniz... için kullanın diye size göstermiştim. ağladığımı gizleyemiyorum… diye öldüresiye dövüyorum sizi. siz de tutup beni hemen öldürüyorsunuz -aşk olsun! - ben sanki öldürmeyi bilmiyor muyum sizi! ? siz konuşun ama galip gelmek için arada susun! siz mutlu mesut yaşayın, benim Allah belamı… benim Allah belamı yalnız benim için verecek, size ne yahu? susarak galip gelenlerin neyi sustuğunu biliyor musunuz? ! sahibinden kiralık bu dünya... baktım ki orada evi olan insanlar kendini kurtulmuş belliyorlar, yuh! çıktım dışarı... sokaklar sabahı koşturuyor... mezarlıklar yine dünyanın en güzel türküsünü tutturmuş… benim yeryüzünden silinecek sesleri daha duyar duymaz tokatlamışlığım vardır! her gün yeni bir yokuşu bazı şeyleri tokatlayan avuçlarla seviyorum; onlar tokatlanmaktan, tuhaftır, hoşlanıyorlar! gideceğimi sanıyorlar da ondan... çıktım, sabah kendine bir çirkinlik beğenmiş, bana tükür yüzüme diyor!
Reklam