Bejan Takar

Bejan Takar
@Achileus
Beden Eğitimi Öğretmeni
Atatürk Üniversitesi
Van
Middle East
45 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Bilge Karasu Göçmüş Kediler Bahçesi
9/10
·232 syf.··
2023 26. kitabı
Bilge Karasu'nun hemen hemen bütün kitapları yoğun bir anlatıma sahiptir keza bu kitapta öyle. Kitap masallardan oluşuyor. Dili yoğun ve okuyucuya çocuklugundan geçmişinden birikmiş imlerinden tekrar geçmesini sağlıyor. En sevdiğim masal "Usta Beni Öldürsen E" oldu. Usta bir cambaz ile yanında çalışan çırağının serüvenini bilindik olay örgüsünün dışında kaleme alan yazar insanı derin bir aleme sürüklüyor...
Edebiyat & Roman
Göçmüş Kediler BahçesiBilge Karasu · Metis Yayınları · 20171,559 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
He­kim, imgeleme gücünün yanına uğramadığı, sağlamca bir kişiyse hastasını bir kediyi, bir taşı, bir ağacı anladığından biraz fazla an­layabilecek midir ki? Aynı ağrıyla, üstelik nedeni iyi bilinen doğum ağrısı gibi bir ağrıyla olağanüstü bir durumda kalmadan karşısına gelen yüzler­ce kadından derleyeceği sözlerle, imgelerle, hekim bilgisini biraz daha artırabilir, kitaplara birer ikişer cümle daha eklenebilir. Ne var ki ağrısını anlatmak için alışılagelmiş imgelerin, sözlerin dı­şında şeyler anlatan kadına, pek olasıdır gibime geliyor "şair gibi kadın" diyecekler ama doğum ağrısı üzerine yeni bir şey öğrendiklerini düşünmeyeceklerdir.
Sayfa 16 - Bj·Kitabı okudu
İnsan soyuna soyuna deriye varır, onura, öz saygı­sına varır. Bunları yüzmek, koparıp atmak, güçtür ya, soyunmayı yürekten benimsemiş kişi, sırası geldiğinde, bu son adımı atmağı değer bellediğin­de, ölmesini bilir. Ne ki, bir tek kez yapılabilecek bu işi, böyle bir eylemin değerini anlayacak kişi­ler karşısında yapmak ister. Yanılır da, sırası geldi diyerek, olmayacak bir yerde girişirseniz bu işe, acı bir masal olur çıkarsınız.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Ama gülmüyorlardı artık; bir uzak denizin için­den yavaş yavaş karaya yaklaşmağa karar vermiş, uzak çağların ayaklı kollu su yaratıklarıydılar şimdi. İlerliyorlardı. Sürünüyor­lardı. Ağır ağır. O ilk karaya çıkan yaratığın bütün sakıntısını, duymağa çalışıyorlardı, yaşıyorlardı.
Sayfa 126 - Bj·Kitabı okudu
Nasıl da uyumuştu böyle? Ustasının bir şeyi yanlış yapabile­ceğini, yanlış bir şey söyleyebileceğini düşünemediği sürece Oysa bu son zamanlar, yanılmış olabileceğini bile değil de, hani, belirli bir şeye, bir şeyciğe, dikkat etmemiş olabileceğini anıştıracak bir şey ağzından çıkmaya görsündü! Parlayıveriyordu ustası. Bir zamanlar usundan bile geçirmediğini şimdi geçir­mekle kalmayıp sezdirecek şeyler söylemeğe kalkıyordu işte, ustası kızmaz mıydı buna? . Günler geçtikçe, dikkatini buna vermeğe başladığı için ola­cak, bu düşüncesinde yanılmadığını anlıyor, sezdiği pekişiyor, bilgiye dönüşüyordu. Ama artık bu konuda da ustalaştığı için iş başında böyle düşüncelerin kafasına yaklaşmasına bile meydan bırakmıyordu. Bütün bir ömür boyunca, taşlarını teker teker taşıyıp, çatıp kurduğu bir yapının sonuna gelen bir yapı ustası, ördüğü duvar­ların bir yerinde bir çatlak, bir eksiklik, bir yanılgı bulunacak, bulunup kendisine gösterilecek olsa, nasıl kızarsa Ama kendini beğenmeğe başlamıştı da ondan mı ustasının kusurlarını görüyordu? Yoksa yanılgıların gölgesi, düşüncesi, düşü bile ustasını gitgide daha çok mu tedirgin ediyordu? Her­kes gibi bir adam değil miydi ustası da? Herkesin ki gibi olmaya­cak mıydı yaşlılığı, kocamışlığı? Çevresinde gördüğü insanlar­ dan ustasının tek ayrımı, "usta" olması değil miydi? Bu ustalık, onu, başkalarına benzediği halde başkalarından üstün kılan, ko­ruyan tek şey değil miydi? Kestiremiyordu ya, bunu kesinlikle bilmenin, öğrenmenin de bir yaran olamayacağını anlıyordu. Ustası eskiden de, sevgili çırağında, sevgili kalfasında gördüğü kusurlan başkalarının yanında söyler, onu utandırırdı. O ise, gü­nün birinde, başkalarının yanında, el ilanlarıyla dolu sandığın sözünü etmişti de gecesi bir güzel papara yemişti ustasından. Bütün bunlar, kafasını
Sayfa 115 - Bj·Kitabı okudu