Şehirli taklidi yapan ve hoşgörüsüzlükten şikâyet eden bu insanların şeytanı, köylülerdir. Köylü gördüklerinde şeytan görmüş gibi olurlar. Şehirli olmanın ilk şartı, her daim köylülerden şikâyet etmektir gibi bir inanca sahiptirler ve her fırsatta lise seviyesinde sosyoloji bilgileriyle köylüleri, yani şeytanları taşa tutarlar.
Köylüler şehre göç ettiği için değil, önce köyler bozulduğu için, bunun neticesinde şehirler de bozulmadan payını almaktadır.
Köylüleri eleştirmekle fazla vakit kaybetmek yerine, şehirlerimizin back-upı olan köyleri mahvedenlerin hesabı ne zaman sorulacaktır?
Bugün antikacıların değerine şahitlik ettiği kap kacaklar plastikleriyle, el işçiliği ahşap kapılar çelik kapılarla takas edilmiştir. Anonim mimarinin taşradaki güzide örneği taş ve ahşap evler yerle bir edilmiş, köylere apartmanlar dikilmiş, asıl büyük hasar taşrada olmuştur.
Her vesileyle köylülerden şikâyet etmek, yeni bir trenddir, entelektüellerin geleneğidir.
Köyden şehre göçlerin, şehirlerimizi mahvettiği iddiası, entelektüellerin hurafesidir.
Bu iddia, gökdelenlerin de gecekondu olduğunu göremeyenlerin yineleyip durduğu, kuşkusuz gerçeklik payı olan, zihinde inşa edilmiş bir gecekondudur.