'Ey denizlerin, dağların ötesinde yaşayanlar! Ey bu dünyanın insanları! İstediğiniz nedir sizin? Toprak mı? İşte toprak karşınızda, benim. Ancak, hepiniz içinim ben, bana göre sizler birbirinize denksiniz. Benim yüzüm-den kavgaya gerek yok. Sizin dostluğunuzu, emeğinizi isti-yorum. Sürülmüş tarlanıza bir tohum atın, size yüz tane ve-reyim. Dikeceğiniz bir dalcıktan size koskoca çınar yetişti-reyim. Bağ bahçe yetiştirin, meyve yağdırayım. Sürü edinin, ot bitireyim. Ev yapın, duvarı ben olayım. Üreyin, çoğalın, yerleşmeniz için kucağımı açayım. Erişilmez yükseklik-lerim, ulaşılmaz derinliklerim vardır. Sonsuz sınırlarımla hepinize yeterim. İnsanlar savaşmadan durabilirler mi?'