Ada Mihri

Ada Mihri
@Ada_Mihri
Uyumlu fâniler bana uyumsuz derler Delirttiniz beni, ey ehvenişerler Uzlaşırsam namerdim ateşe verseler Garanti muhabbetlere yılışamadım️
Eski hikayedir.. Kurban Bayramı'nda hatip, Arapça olarak ve makamla, şeriate göre koyunun nasıl yatırılıp kesileceğini anlatıyordu. Sıra arasından bir Arnavut ağlamaya başladı. Yanındaki sordu: - Ne ağlıyorsun? - Baksana, neler söylüyor!
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O gün Şam'ın sıcak güneşi, boğulmuş beyaz cesetler üstüne çöktü. Fakat ertesi güne kadar her şey unutulup gitti. Paris'te her şey unutulmak için eğer on beş gün yeterse, Şark'ta bu, on beş saat bile değildir. Şark'ta ölmemeye bakmalı.. Şam, bilakis Cemal Paşa ve karargah şerefine büyük bir suvare vermek için hazırlanmakta idi. Büyük Sinama'da şairler, kasideciler, hatipler, hepsi, Arabistan'ı kötü çocuklarından kurtaran büyük adama memleketin minnettarlığını anlatacaklardı. Nutuklar, şiirler, kasideler ve hepsi onun için, hepsi övme yarışı.. Biri önce Allah, sonra peygamber, sonra padişah, sonra siz diyor; bir başkası önce Allah, sonra peygamber, sonra siz diyor; nihayet biri, önce Allah, sonra siz dedi. Arapça tükendi, yalan tükenmedi.
Harp, kabilesinin sürüleriyle gurbete çıkıp, kavalla tütünden başka bir şey taşımayan çöl çobanlarının keyfini bozdu. Altın ve hastalık, aşiret bedevilerinin şen ve sessiz hayatına bir yeni zehir ve ordugahlar, şehirlerin bütün zehirlerini kattı. Kumla güneş arasında yaşamayı öğrenenler; yollar, binalar ve havuzlar karşısında öldüler. Güneş göğsünü kavurduğu günden beri çölün çektiği en büyük azap şu harbin dört senesidir.
330 yılına Sina senesi demek layıktır. Sina senesi çöller ve bedeviler için senelerin en tuhafı, kahramanlar için imtihan senesiydi. Birkaç vatanın kurtulması için, en yüksek kumanda heyetinin düşündüğü bir tedbir, bir vatanın bazı çocuklarından gayri mümkünü istedi... Miladi 1914-1915
Ne kadar çok insan vardı trafikte! Birbirinden kopuk, diğerlerinin neler yaşadığından habersiz ne çok insan vardı. Çeşitli amaçlar peşinde, çeşitli kaygılarla akıp gidiyordu hayat. Ama kimse kimsenin hikayesini bilmiyordu.