Varoluş ağzında hoş bir tat bırakmıyordu. Bu zamana kadar varoluşu kabullenmiş, matah bir şeymiş gibi mutlu mesut yaşamıştı onunla. Kitap okuduğu zamanlar dışında hiç sorgulamamıştı bile ; ama öte yandan onlar yalnızca kitaptı işte, daha adil ve imkansız bir dünyanın peri masalıydılar.
Onlarla aynı tabakaya mensup değildi, aynı dili konuşamıyordu. Durumunu böyle adlandırmıştı. Onlarla aynı niteliklere sahipmiş numarası yapamazdı. Maskesi düşerdi, ayrıca maske onun doğasına da yabancıydı. Hile ve kurnazlık yapma kabiliyeti yoktu. Ne olursa olsun özünde neyse öyle görünmeliydi.