Sıradan insan düşüncesi,somut ve tanıdık olana bağlı kalmayı tercih eder . Alışıldık ve yerleşik olanı sorgulayan yeni fikirleri kabul etmektense, görünüşte sabit ve bilindik olanı kabul etmek kolaydır. Alışkanlık, gelenek, âdet ve toplumsal görenekler, toplumda adeta mekanikteki atalet kuvvetine benzeyen bir direnç kuvveti oluşturur. Olağan dönemlerde çoğu insan, içinde yaşadığı toplumu,onun ahlakını,ideolojisini ve mülkiyet biçimlerini sorgulamaya pek istekli olmaz. Her türden önyargı,siyasi fikir, bilimsel ortodoksluk (doğruyolculuk) sorgulanmaksızın kabul edilir, ta ki, insanların yaşamlarında meydana gelen köklü bir değişim, onları mevcudu sorgulamaya mecbur bırakana dek.