Şair kimliğiyle tanıdığım Cahit Zarifoğlu'nun deneme kitabı. İslami düşünceyle oluşmuş zihin yapısını en net görebildiğimiz eseri. Zarifoğlu bu kitabında harika bir üslûpla ümmetin yanlışlarını daha doğrusu yozlaşan ümmet bilincini eleştiriyor. Ufak ufak hikayelerle başlıyor çoğu denemesi ve hepsi de ana bir soruna bağlanıyor. Bu sorun kimi zaman Müslüman'ın teknolojiyi yanlış anlaması oluyor kimi zamanda yeni Müslüman olanların dini hassasiyetleri oluyor. Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
Hep kendi sofralarımızı düşünüyoruz. Aradığımız ilaçlar kendi hastalıklarımızın ilaçları. Kar ve su, sanki bu uğursuz zemheride sadece bizim ayakkabılarımızdan içeri sızmakta... Genç dullar, üç günlük yetim yavrular sanki sadece bizim ailelerimizde...
Müslüman ülkelerde, baştan sona burcu burcu İslâm’ın kokacağı o müthiş güzel günün hasretiyle içimiz kavrulmuş, sabretmekteyiz. Sabırsa, Müslüman olmanın sorumluluklarını bilerek, gece gündüz çalışmak, uykuları kaçmak demektir.