"Fazla nüfus nedir sen mi biliyorsun? Nerededir bu fazla nüfus? Kimin yaşayıp kimin öleceğine sen mi karar vereceksin? Yüce gücün karşısında belki sen şu fakir adamın çocuğu gibi milyonlarcasından çok daha değersizsin, belki yaşamayı onlardan daha az hak ediyorsun. Yaprağın üstündeki böcek, toz toprağın içinde debelenen aç kardeşlerinden yakınıyor, yüce Tanrım!"
"İnanmak zorundayım. Ama neden hayaletler dünyada geziyor? Neden bana görünüyorlar?"
"Her insanın ruhunun diğer insanlarla bir şeyler paylaşması, gezip görmesi gerekir. O ruh hayatta bunları yaşayamazsa bunu ölümden sonra yapmaya mahkumdur. Dünyayı dolaşmakla lanetlenir, yaşayamadıklarını ölümünden sonra görür ama tecrübe edemeden uzaktan bakar!"
"Mutlu Noellermiş. Senin mutlu olmaya ne hakkın var? Mutlu olmak için ne sebebin var? Ne de olsa yoksulsun."
"Peki öyleyse," diye karşılık verdi yeğeni kaygısızca, "Senin kötümser olmaya ne hakkın var? Aksi olmak için ne sebebin var? Ne de olsa zenginsin."