Nurseda Yüksel

İçim boşalmış ve yatışmış halde, şu boşa harcanan gökyüzünün altında rasgele yürüyorum.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Her gün, cesedine biraz daha benziyor. Tecrübe dedikleri bu işte. Tecrübelerin, ölüm koktuğunu sık sık düşünmem de bu yüzden; onların son savunmasıdır bu.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Edebiyat
Aramızda bir yakınlık duygusu yok: Birbirimize benziyoruz sadece. O da benim gibi yalnız fakat yalnızlığın içine daha çok batmış.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Edebiyat
Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız; onu koyacak bir eviniz olmalı. Benim gövdemden başka bir şeyim yok; yapayalnız bir adam salt gövdesiyle anıları saklamaktan keyif alamaz. Anılar üzerinden geçip gider onun. Ama yakınmamalıyim: Sadece özgür olmayı istemiştim ben.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Edebiyat
Öyleyse serüven duygusu, zamanın geri çevrilmezliğinden başka bir şey olmamalı. Öyleyse, bu duyguyu niçin her zaman yaşamıyoruz? Yoksa zamanın geri çevrilmez olmadığı anlar mı var?
Sayfa 89·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam