"Bu determinizmin açmazı. Gerçekten haklısınız, Eşzamanlılık düşüncesinde bu içkin olarak var. Ama Ardışıklık düşüncesinin de kendi açmazları var. Saçma, küçük bir resim çizersek açıklayabiliriz- bir ağaca taş atıyorsunuz, eğer Eşzamanlılık yanlısıysanız, taş çoktan ağaca çarpmıştır, eğer Ardışıklık yanlısıysamz, taş ağaca hiç bir zaman ulaşamaz. O zaman hangisini seçersiniz? Belki de düşünmeden taş atmayı yeğlersiniz, seçim olmaz. Ben işleri zorlaştırmayı yeğliyorum, o yüzden ikisini de seçiyorum."
"Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen," dedi, "hep güzelmiş gibi görünür. Gezegenler, yaşamlar... Ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve kayadan oluşur. Günden güne yaşam daha da zorlaşır, yorulursun, ritmi kaçırırsın. Uzaklığı ararsın- ara vermeyi. Dünyanın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu, onu ay gibi görmekten geçiyor. Yaşamın ne güzel olduğunu görmenin yolu ölümün bakış açısından bakmaktan geçiyor."