Adile Çapraz

“Anın hazzını gönül kamerasına kaydedin, sizde bir iz olarak kalsın” İnsanın murakabeye, iç gözleme daha çok zaman ayırması lazım belki. Bu hız medeniyetine uyum sağlamak, uyuşturucu işlevi görüyor sanki. “Kimse ölüme ve güneşe çöplük gözle bakamaz.” der François de La Rochefoulcauld. Ölüme bakmak istemedikleri için uyuşturuculara yöneliyor bazıları belki de. Çok iş, çok hız, çok seyehat... Kendini bu şekilde daha canlı hissedeceğini düşünüyor halbuki uyuşuyor aslında.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kalp tasfiye oldukça oraya başka akisler düşüyor. Kalp aynaya benzetilmiştir. Temizlendikçe parlar, ilahi neşelerle o kalp ışık saçar, parladıkça başka akisler oluşur, an gelip ayna artık parlamazsa, bir de aynaya endişe ve hırs hâkim olursa her endişe bir iş olarak o aynaya işer. Leke, leke üstüne; iş katmerlenir.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Oysa şimdi her tarafta imge ve görüntü Selin’e maruz kalıyorsunuz. Ses kirliliği var. İnsan, kendi ruhunun seslerini, daha da önemlisi Hâlik’in sesini işitmekte zorluk çekiyor.
Sayfa 17·Kitabı okudu
“Sahip olduğunuz şeyler, gün gelir size sahip olur” Eşyaya sahip olarak daha da güçlendiğimizi zannediyoruz ama aslında eşya bizi köleleştiriyor.
İnsan dünyada garip ve yalnızdır. Bu gurbet ve yalnızlık hissini özellikle hayatın memata döndüğü akşam saatlerinde, hayatın yokluğa döndüğü sonbaharda hissedersiniz. O yalnızlığı size ilahi bir teslimiyet, Cenab-ı Allah’ın varlığı unutturur. “Ey kulum sen benden geldin, yine bana döneceksin.” Bu mühim bir lütuftur.
Sayfa 14·Kitabı okudu