Ve öte yandan, filozof olmayanın tanımsızlığını ve kutsanmamışlığını anlayacak kadar filozofun özgün tanımına ve kutsanmışlığına sahip olmayı umutsuzca arzulayan kişi ne talihsizdir! Bir ağacın, fazlaca gölge olduğu için olgunlaşamayan bir meyvesi olduğunu bilmek ve üstelik de mahrum olduğun güneş ışığını yakınında görmek!
, hayatın her anı bize bir şey anlatmak istiyor, ama biz bu hayalet sesi duymak istemiyoruz. Sessiz ve tek başımıza olduğumuz zamanlarda, bir şeyin kulağımıza fısıldanacağından korkuyoruz ve işte bu yüzden sessizliği aşağılayarak kendimizi sosyalleşme ile zehirliyoruz.
.....
kirpiklerimin ucundaki bulutlar
muş’ta güzün artık son kelimeleridir
yüzümde serin soluğunu duyuyorum dünyalı meleklerin
kar düşmeye başladı tepelerimize
beyaz bir şiir için artık
tüfeğimi doğrultuyorum.
// İsmet ÖZEL