Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cafeler, restaurantlar ve avmler, insanlara var olma hissiyatı aşlıyan imaj ticarethaneleri olup çıkmıştır. Ayna karşısındaki insanın, kendi varlığını dahi göremediği, kendini başkalarının bakışları ile görme telaşına düştüğü imaj dünyasında, bakışların insafına bırakılmış varlıklar, bakışlarla varlık kazanıp bakışlarla varlık yitimine uğrar hale gelmiştir. Kendi varlığından neşet eden bir değeri olmayan insanın değeri ise imaj değeri olan marka ve mekanlarla yalnızca hissiyattan ibaret olarak tesis edilmek durumundadır.
İmajinatif bir varlık düzeninde, var olmanın ölçütü olarak Descartes'in "Düşünüyorum o hâlde varım." düsturunun yerini "Görünüyorum, o hâlde varım." düsturu almıştır.
İnsandaki bazı karakter özellikleri çok belirgin ya da katılaşmış olduğunda, durumlara uyum sağlayamadığında ve kendi ya da başkaları için ya da her iki taraf için bir ıstırap olduğunda, kişiliğin zor kişiliğe dönüştüğü söylenebilir.