Banu Kızmaz

Banu Kızmaz
Merhaledir dünya konan göçer x.com/adni_darendevi
Zengin bir entelektüel yaşama alışmış olan duyar­lı insanlar daha çok acı çekmiş olabilirler (bu insanlar çoğunluk­la hassas bir yapıya sahipti), ancak iç özlerinin (benliklerinin) maruz kaldığı hasar daha az olmuştur. Bu insanlar, çevrelerinde­ki dehşet verici dünyadan kopup, içsel zenginlikten ve tinsel öz­gürlükten oluşan bir dünyaya çekilebilmişlerdir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç hali­ ne getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece ki­şinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaç­lanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir in­sana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır. Mutluluğun kendiliğinden olması gerekir, aynı şey başarı için de geçerlidir: Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden ge­leni yapmanızı istiyorum. O zaman, uzun vadede —uzun vade­de diyorum!— başarı sizin peşinizden gelecektir, çünkü başarıyı düşünmey unutmuşsunuzdur.”
Yaşamak acı çekmektir; yaşamı sürdürmek, çeki­len bu acıda bir anlam bulmaktadır. Eğer yaşamda bir amaç var­sa, acıda ve ölümde de bir amaç olmalıdır. Ama hiç kimse bir başkasına bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bunu kendi başına bulmak ve bulduğu yanıtın öngördüğü sorumlulu­ğu üstlenmek zorundadır. Kişi bunu başarabildiği takdirde, onur kırıcı bütün rezilliklere karşın gelişimini sürdürecektir. Frankl, Nietzsche’nin şu sözünü anmayı çok seviyor: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir."