Ada Yirik

Ada Yirik
@Adurree
İstanbul
9 Haziran 2004
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
... iki ayrı yüzyılda yaşadığını duyumsayan Jung, sekizinci yüzyıla dair güçlü bir nostalji hissediyordu. Bu ikilik duygusu 1 numara ve 2 numara olarak adlandırdığı iki farklı kişilik biçimini almıştı. 1 numara Basel'de yaşayan, okula giden ve romanlar okuyan bir çocuktu. 2 numara ise kendini doğa ve kozmosla bütünleşmiş hissettiği yalnız anlarında dinsel düşüncelere dalıyordu. O "Tanrı'nın dünyasında" yaşıyordu. Bu kişiliği neredeyse gerçeklik derecesinde hissediyordu. 1 numaralı kişilik 2 numaralı kişiliğin melankoli ve yalıtılmışlık duygusundan kurtulmak istiyordu. 2 numaralı kişilik geldiğinde uzun zaman önce ölmüş ama sonsuz varlığı süren bir ruh odaya girmiş gibi oluyordu. 2 numaranın ayırt edilebilir bir karakteri yoktu. Tarihle, özellikle de Orta Çağ ile bağlantısı vardı. 2 numara için 1 numara başarısızlıkları ve acemilikleri ile katlanmak zorunda olduğu birisinden ibaretti. Bu etkileşim Jung'un hayatı boyunca devam etti. Jung'a göre herkes böyleydi; bir parçamız şu anda yaşarken diğer parçamız eski çağlara bağlıydı.
Reklam
Ev kedilerinin beyinleri yabanıl soydaşlarınınkilere kıyasla küçülmüştür, ama bu, ev kedilerinin daha az zeki oldukları ya da daha zor uyum sağladıkları anlamına gelmez. Ufalmış olan, beynin savaş ya da kaç tepkisini kapsayan bölümü olduğundan, ev kedileri yaban hayatında stres yaratabilecek olan, sözgelimi insanlarla ya da başka kedilerle karşılaşmak gibi durumlara tahammül gösterebilir hale gelmişlerdir.
Şempanzeler ve gorillerden farklı olarak, kediler alfa tipler ya da liderler çıkarmazlar. Gerektiğinde ihtiyaçlarını karşılamak üzere işbirliği yaparlar, ama bir sosyal gruba dönüşmezler. Kedi grupları ya da kümeleri, kedi toplulukları ya da sürüleri yoktur. Kedilerin lider kabul etmemeleri, insanlara itaat etmemelerinin de sebeplerinden biri olabilir. Birçoğu, bugün birlikte yaşamakta oldukları insanlara ne itaat ederler ne de üstün varlıklar olarak algılayıp saygı duyarlar. Bize bel bağlamışken bile, bizden bağımsız kalmayı sürdürürler. Şayet bize sevgi gösterirlerse bu çıkar uğruna sahte bir sevgi gösterisi olmaz. Dostluğumuzdan hoşlanmazlarsa, bırakır giderler; kalıyorlarsa bu bizimle olmayı istediklerindendir. Birçoğumuzun onları baş tacı etmesinin bir sebebi de budur.
İnsanların kedileri evlerine kabul etmelerinin daha temel sebeplerinden biri, kedilerin insanlara kendilerini sevmeyi öğretmiş olmalarıdır. Kedigil evcilleşmesinin altında yatan esas neden budur. Kediler öylesine cazip ve akıl çelicidirler ki, sıklıkla bu dünyanın ötesinde bir yerlerden gelen varlıklar olarak görülmüşlerdir. İnsanlar, insan dünyasının dışında kalan bir şeylere ihtiyaç duyarlar, yoksa akıllarını kaçırabilirler. Animizm -ki en eski ve en evrensel dindir- insan dışı hayvanları ruhsal olarak bizimle eşdeğer, hatta bizden daha üstün kabul ederek işte bu ihtiyacı karşılıyordu. Diğer canlılara tapınarak atalarımız, kendilerinkinin dışındaki bir hayatla etkileşime girme şansı buldular.