Beklemek, beklemek, beklemek ve sonra hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden devam etmek zorunda kalmak;umut etmek ve her seferinde incinmek, yaralanmak, yaramı sarmak, sarıp sarmalamak, saklamak, saklanmak, sarsılmak, ölesiye sarsılmak kalbimi yoruyor. Sonra aynı yerden tekrar tekrar kırılmak;bir kadının en korunmasız, kuytu yerinden, içten içe kurduğu hayallerinden.
... yorgun yüzünü incelemeye başladı aynanın karşısında. Dikkatle bakınca hiç bir makyajla kapatmayı başaramayacağı, silinmek bilmeyen hatıraları kolayca fark edilebiliyordu.