Kitaplar zamansız varlıklardır, sonunda kendi içlerine bakıldıkta eskimek bilmezler, onlarla ilgili bizim dışarıdan söylediklerimiz daha çok bizi ilgilendirir, onları değil. Yani ne söylersek söyleyelim, kendi gözlemlerimizle ilgilidir. Biz okuduğumuz zaman, okuduğumuz şeyle ilgili gözlemlerimiz öbür gözlemlerimizle karışmaya başlar.
Ama konuşmak başka. Konuşmak başka İnsanı ancak o konuştuğu zaman tanıyabilirsin. Sükût altındır demekle halt etmişler. Gerçekten, söz altındır. Söz altındır. İnsan ancak konuşarak var oluyor. Bunun dışında, görünüş önemini hemen yitirebiliyor.