Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Temiz bir aşk bu diyordum içimden ama meğer temiz filan değilmiş. Ben öyle zannediyormuşum. Hani çok gençken insanın başına böyle şeyler gelse, cahildim, anlayamadım da geçersin belki de ama bu yaşta hiçbir özrüm yok benim. Gözümün içine bakarak aldatmış beni yani bu kadar basitmiş her şey.”
“Hele bir erkeğe güvenmek, kardeşlerimden başka bir erkeği sevmek, onu görünce heyecanlanmak hiç yoktu benim Defterimde. Allah nasip edince, demek kadardan kaçılmıyor. Kaçılabilseydi, inanın ben kaçardım. Ama sonunda ne oldu? Ben demek haklıymışım. Erkek milletinin birbirinden hiç farkı yokmuş.”
“Allah’tan, bir yandan beni affetmesini dilerken, bir yandan da bana bunları yaşattığı için ona teşekkür ediyordum. Benim için o kadar değerliydi ki, bilmem beni anlıyor musunuz?”
“Bizimki başka türlü bir aşk diyordu. Birbirimize hem sevgili, hem arkadaş, hem dost, can yoldaşı olmuştuk. O benim kanım, canım gibi olmuştu.
Buna inanamadım ben de sizin gibi orada öylece dondum kaldım tek bir söz bile söyleyemedim. Zaten söyleyecek bir sözüm kalmadı ki artık.
Oraya düşüp bayılıvereceğim sandım. Hemen orada ölmek istedim. Bu hayat bazen ne kadar acımasız olabiliyor. Düşünüyorum da hiç iyi günüm olmamış benim onunla yaşadığımız o heyecanlı günlerde bile içim kan ağlıyordu. Onu kaybedeceğimi düşündükçe deli gibi oluyordum. Bize bir tek ölüm ayıracak sanıyordum o zamanlar. Böyle şeyler hiç gelmiyordu aklıma ben mi çok aptalım yoksa hayat mı çok zalim bilemedim.”