"Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız.”2
el-İsrâ, 17/44. İnsanlar “Sübhanallah” diyerek Allah’ı tesbih ederler. Fakat hayvanlar ve cansız varlıkların tesbihi nasıldır, onlar da insan gibi “Sübhanallah” derler mi? Âlimler bu soruyu iki şekilde izah etmişlerdir: a) Bütün varlıklar bizim gibi “Sübhanallah” diyerek Allah’ı tesbih ederler. Canlı, cansız bütün varlıkların bizim anlayamayacağımız şekilde kendilerine mahsus bir hayatları ve şuurları vardır, bu hayat ve şuur ile Allah’ı tesbih ederler. Âyetin sonundaki “Fakat siz onların tesbihini anlamazsınız” ifadesi de bunun delilidir. b) Bu ve benzeri âyetlerde mecazî olarak lisan-ı hal kastedilmiştir. Varlıklar dilleriyle değil, yaptıkları fiillerle Allah’ın yüceliğini, azametini, noksan sıfatlardan münezzeh olduğunu ifade ederler. Örneğin saat bizimle konuşur, bize vakti bildirir, fakat kendisi konuştuğunun farkında değildir. İşte bütün varlıklarda, lisan-ı halleriyle konuşarak, Allah’ın yüceliğini, azametini, büyüklüğünü bize bildirir, manen tesbih ederler demişlerdir. (bk: Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dîni Kur’an Dili, c. 5, s. 305) Bu iki görüşün ikisi de akla uygundur. Fakat iki görüşü birleştirerek varlıkların hem kendilerine mahsus bir dille, hem de lisan-ı halleriyle tesbih ettiklerini söylemek en güzel olanıdır.
Kendime de kırgınım, diğerleri gibi olamadım.
Çok erken sırtladım dünya yükünü.
Boş veremedim, tasasız gülemedim.
Hiçbir şeyi unutamadım.
Kendime gün yüzü göstermedim hiç.
"İnsanın bir soluğu, bir cana; ondan düşen bir kıl, bir madene değer. Fakat bir insan da var ki onunla konuşmak şöyle dursun; onu görmemek, dünya mülküne değer."
Mevlâna