Sekiz yaşındaki kızı Fatıma'ya ahiret gününden haber verirken; "Babam peygamberdir diye güvenme" diyen bir medeniyetten,
"Sen benim kim olduğumu biliyor musun" diyerek Allah'a değil, güce güvenen bir devrin hastalığı var zihinlerimizde...
Kuşu ölen çocuğa başsağlığına giden bir peygamber vardı 1400 yıl öncelerde ve çocuk eti yiyen çağdaş insanlık bugünlerde...
Hangisi daha medenî diye sormuyorum bile..
Aileleri tarumar eden Batı... Merhametsiz Batı.. Köpekleri, evlerinin, hatta yataklarının içine kadar alıp hayvan hakları diyen, fakat dünyanın dört bir yanında çocukları lime lime eden, kör kuyularda ışıksız bırakan çağdaş (!) Batı...
Dünyanın dört bir yanında sırf İslâm dinine mensup olduğu için annelerinin tebeşirle yerlere siluetlerini çizip ona sarılan çocuklar yaşıyor bu dünyada. Babalarının mezar toprağına sarılmış çocuk resimleriyle yıkılıyor gönül dünyamız.