Mesela şu şekilde: “Şu edepsiz melun şöyle bir şey yayınlamış, Allah onun belasını versin, protesto edelim arkadaşlar!” denilerek yayılmış bir bilgi, onu daha önce görmemiş çok sayıda insanın o sayfaya girip müstehcen/zararlı görüntüyü görmelerine sebep olması durumunda ve o haberdar olanlardan biri de 'burada başka neler varmış” deyip siteyi takip etmeye başlaması şeklinde kalıyorsa, o ilk yayan kişi ahiret günü orta yerde dolaşmasa iyi olur! Çünkü o gencin 'burada başka neler varmış' deyip zararlı bir siteye takılma sebebi olarak o sitedeki o bilgiyi ilk yayan kişi görünmektedir.
Müslüman goygoycu olamaz, her espriyi tıklayamaz. Birilerinin iffetine zarar veren, bir ırkı tahkir eden, bir firmayı mahcup hâle getiren espri yapılamaz. Böyle bir mizah bizde olmaz. Kadın üzerinden ahlakı zedeleyen, insanların prestijini sarsan şakalar yapılamaz.
Eğlence ve mizah helaldir ama bu helallik sınırsız degildir.
Nasıl olsa Hasan el-Benna'nın mezarından kalkıp onun adına söylenen cümleyi tekzip etme imkânı yok diye o söylemiş gibi söz uydurmak, iyi niyetle bile yapılsa Müslümanca bir iş değildir.
Her şeyi mahveden o bir kelime oluyor... Belki yirmi defa hacca gitmiş, ramazana ilaveten pazartesi-perşembe günlerini oruçlu geçirmiş olabilirsin; ama bir kaba sözün bütün geçmişini silebilir veya tatlı bir söz müthiş bir gelecek hazırlayabilir.
Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz
kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
sevmeninkini yalnızlık...
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni
kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir
ilişkiyi bitirmek de öyle...
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini
bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara
düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede
üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle
okşayan anne bayramdır.
"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış
ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son
taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.