Vücudun genetik kalitesini yargıladığımız asıl kısmı yüzdür. Kadınlar kendilerini daha genç ve simetrik gösterip her türlü cilt rahatsızlığını kapatmak için makyaj yaparlar. Ancak cilt koşulları, mutasyon yükü doğrudan veya dolaylı olarak yansıtmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıf olan birinin daha az sağlıklı bir cilde sahip olması ve cildinde su çiçeği gibi çocukluk hastalıklarının izinin kalması ihtimalinin daha yüksek olması bakımından bunlar dolaylıdırlar. Ayrıca düşük GKF veya düşük IQ sebebiyle sürekli olarak aşırı içki içen ve sağlıksız beslenenler,
bunların erken yaşlanma ve sağlıksız cilt olarak kendilerine geri döndüğünü göreceklerdir (bkz. Parentini, 1995). Üstelik dürtü kontrolü zayıf ve uyumluluk düzeyi düşük olan çocukların ebeveynlerine itaatsizlik etme ve su çiçeği kabuklarını koparma olasılıkları da daha yüksektir. Bu, tabii bazen kalıcı bir yara izine sebep olmaktadır ve yüz gibi görünen bir yerde olması halinde yetişkinliklerinde bile psikolojileri hakkında bize bir şeyler anlatmaktadır. Örneğin akraba olmayan bireylerde gen paylaşımını işleyen bir çalışma, 11 yaşındaki zekanın yaşlılıktaki zekayla 0,62 oranında genetik olarak korelasyon gösterdiğini doğrulamıştır
Göze ilişkin iki konu daha bulunmaktadır. Birincisi miyopluk veya kısa görüşlülük. Bu, zeka ile zayıf bir şekilde pozitif korelasyon göstermektedir. Öyle ki kısa görüşlü insanların -esasen gözlük takan çoğu gencin- gözlük takmayanlara göre daha zeki olma olasılığı yüksektir. İkincisi de gözdeki herhangi bir kusurdur, mesela göz tembelliği. Bunlar münhasıran olmasa da beyin hasarı olan kişilerle bağdaştırılmaktadır. Beyin hasarının yetersiz zeka ve hatta yetersiz kişilik olarak geri yansıması muhtemeldir.