Yapay bir ortamda, kurmaca olduğunu bile bile neden bir bedel ödeyerek stand up gösterisine bilet satın alır insan? Kendisinin gerçekleştireceği gülme eylemine niye ücret öder?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eski çağlardan günümüze değin tam olarak aralanamayan sır perdesi altında tarihi macerasını sürdüren mizah ve mizahın en işlevsel ögesi olan gülme, yüzyıllar boyu Doğuda ve Batıda, psikoloji, felsefe, kültür tarihi, dinler araştırması, halkbilimi vb. alanlarda çalışan pek çok sosyal bilimcinin yanı sıra tıp dünyasının da ilgisini çeken, anlaşılmaya çalışılan beşeri bir sorunsaldır.
Makyaj yapmak kadınların özgüvenini artırıyor ve sosyal kaygılarını azaltıyor gibi görünüyor, bu sebeple yaş ve çekicilik gibi faktörleri de hesaba katarak dikkat çekici derecede fazla makyaj yapan kadınlar kaygılı ve düşük özgüvenli olabilir.Aynı şekilde, kadınlardan oluşan bir örneklemden, kişinin vücuduna ilişkin olumlu bir imaja sahip olmanın- bu, nispeten az güzel olma algısına da muhtemelen yansıyordur- düşük nevrotizm ile ilişkili olduğuna dair kanıtlar elde edilmiştir.
Bazı okurlarımız insanları dış görünüşlerine göre yargılamanın yanlış olduğunda ısrar edebilirler. Altın kuralı takip edip "Görünüşüne göre yargılanmak istemiyorsan başkalarını da görünüşüne göre yargılamamalısın;" diyebilirler. Alınan bu pozisyon tutarsızdır. Hayatta kalmak için bize ciddi zarar verecek olan kişilerden kaçınmamız gerektiğine dair pragmatik bir temelden yola çıkıp insanlarla elimizde yeterince bilgi olmaksızın konuşurken
çok geç olmadan -bazılarının- karakterini çözebilmemiz gerektiğine varırsak o zaman insanları görünüşlerine göre yargılayabilmemiz gerektiği sonucu çıkar. Ve tabii ki bunu sürekli yapıyoruz. Burada sunulan bilgiler sadece bunu yaparken daha sistematik, ayrıntılı ve mantıklı olmamızı sağlayarak daha doğru ve adil bir
yargı çıkarabilmemize yol açar çünkü ampirik verilere dayalıdır.
Dindar insanlar nispeten güçlü bir kimlik duygusuna sahip olma eğilimindedir, bu da onları özellikle mütevazı giyim ve kadınlarda
hafif makyaj ile birlikte Hristiyanlarda haç takma gibi açık dini işaretlerden tanımanın genellikle mümkün olduğu anlamına gelir Dindarlık, Genel Kişilik Faktörü'nün yüksek olmasıyla ilişkilidir ve gördüğümüz üzere GKF fiziksel çekicilikle pozitif olarak
bağdaşmaktadır.Bu genel olarak dindar insanların ateistlere kıyasla daha uyumlu, daha çalışkan, daha dışa dönük ve zihinsel olarak daha istikrarlı oldukları anlamına gelir. En azından günlük durumlarda, onlarla birlikte vakit geçirmek birçok açıdan daha çok tercih edilesidir. Ve sadece fizyonomilerine bakarak tanınabilmeleri bir dereceye kadar mümkün.