Gülmeyle duygusuzluk arasında paradoksal bir paralellik vardır. Bergson'a göre, gülmenin ön plana çıkması için, acıma ve sevgi duygularının kısa bir süre için de olsa bastırılması gerekmektedir. İlk anda aykırı gibi gelen bu fikir, sebep-sonuç bağlantısı kurularak düşünüldüğünde gülmenin içindeki katılığı hatırlatmaktadır. Sokakta ayağı takılıp düşen, karşısındaki kapıyı görmeyip çarpan herhangi bir insana güleriz. Düşen ya da çarpan kişinin çocuğumuz veya annemiz olması durumundaysa, acıma ve şefkat duyguları endişe ve acıya sebep olur. Bu yönüyle gülme, acımasızdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fizyolojik özelliğinin yanında psikolojik bir fenomen olan kahkahanın çok yönlü
işlevleri vardır. Kahkaha mizaha eşlik eder, ama mizah kahkahadan ibaret değildir. Kahkaha, çoğunlukla neşe gibi, her tür keyif verici duyguyla bir arada bulunabilir. Darwin'e göre neşe, düşük hatta geri zekalıların dahi kahkaha atmasına yol açabilir. Kahkaha bazen, zihni bir durumu, hatta kızgınlığı gizlemek veya maskelemek için zorlama bir tarzda kullanılır. Ellis ise kahkahayı cinsel gerginlik ile doyum arasındaki benzerlikten fazlası şeklinde tanımlar. Keyif verici olan kahkahanın, daha önceki bazı faaliyetlerin
sonucu bedende biriken zihinsel yük olduğu veya gergin enerjiyi serbest bıraktığı düşünülmüştür.
Cicero'dan Eflatun'a, Aristoteles'ten Bergson'a kadar pek çok filozofun problem olarak kabul ettiği, sorguladığı, deneysel veya kuramsal araştırmalar yaptığı, gündelik hayat içinde istemsiz biçimde eyleme geçen gülmenin temelindeki hareket noktası nedir? İnsanlar, okudukları, seyrettikleri, gördükleri bir eserde ya da yaşadıkları olayda neye, kime, neden güler? Kişinin gülmesine sebep olan mizahi uyarıcı ile kültürel bellek ve karakteristik arasında organik bir bağ var mıdır? Görsel/işitsel mizahi uyarıcı lara verilen tepki derecesi farklı olsa da, yaş, cinsiyet, meslek farklılıklarından, sosyokültürel, sosyoekonomik statü
gruplarından ve zaman kavramından bağımsız olarak insanlar neden ve nasıl ortak gülme davranışına sahip olabiliyor?
Mizah ve mizahın fiziksel göstergesi olan gülme, farklı bir görme biçimidir aslında... Günlük yaşamın sıradanlığından kurtulmak, yaşanan gerginliklerden oluşan negatif elektriği atmak, algıda seçicilikte var olan sorunları ön plana çıkarmak, iktidarı eleştirmek, yüksek egosuyla insanoğlunun üstünlüğünü tescillemek ve en önemlisi hayatı anlamlandırmak için oluşturulmuş yeni bir görme biçimi.